Tevfik Yoldemir
Op. Dr. Tevfik YOLDEMİR
MEME KİSTLERİ

Kistik meme kitleleri, kadın sağlığında sıkça karşılaşılan durumdur. Bunlarla baş etmeye çalışmak ise konservatif olarak izlemenin getirdiği bir tehdit nedeniyle bir meydan okumadır.Yazarlar, meme kistlerini, üreme çağındaki kadınların kabaca %50 ‘sinde olarak tahmin etmektedirler. Yaklaşık ¼ kadın meme problemi nedeniyle tıbbi bakım gerektirmektedir; bunların çoğunda ele gelen kitle tarzındadır. Palpe edilebilen meme kistlerinin en sık nedeni, kadınların 1/3 -1/4 ‘ünde bulunduğu tahmin edilen fibrokistik değişikliklerdir. Kanalların genişlemesi, emzirme komplikasyonları (galaktosel, abse) de kistlere yol açabilir.

Kistik değişiklik tiplerinden en sık görüleni (fibrokistik değişikliğe eşlik edenler) için fizyopatoloji açık değildir. Hormonlardaki siklik değişiklikler, fibrozis ve kist oluşumuyla sonuçlanan stromal ve epiteliyal değişiklikleri uyarabilir. Kistler, kimi zaman tümü 4 cm ‘e dek varan, tek veya küme halinde olabilirler. Küçük kistler sert yapılı, içerisi berrak sıvı ile doludur ki bu durum kendilerine mavimsi görünüm verir. Daha büyük kistler, kist içerisine kanama nedeniyle kahverengi renkte olabilir. Yoğun sekresyonlar veya süt, kistik kitle şeklinde palpe edilebilen, duktuslardaki kistik genişlemeye (galaktosel, duktal ektazi) yol açabilir. Çevredeki stromada değişik derecelerde fibrozis ve inflamasyon görülebilir. (Kist içeriğinin çevre doku içine sızması, muayene bulgularını değiştirip kanseri taklit edecek şekilde inflamatuar cevabı uyarabilir.) Meme kistlerindeki mikroskobik bulgular söz konusu fizyopatolojik değişikliklere bağlıdır.

Memedeki kistik kitlelerin tanısı ve tedavisi, öyküye, fizik muayeneye, bazen mamografi ve ultrasonografi eşliğinde kist aspirasyonuna dayanır. (Ultrasonografi, solid ve kistik meme kitlelerinin ayırıcı tanısında yararlıdır, fakat uzaysal rezolüsyonu kısıtlıdır ve dokuların benign ve malign ayırımında kullanılamaz. 22-25 gauge iğne ile aspirasyon, hem tanısal hem de tedavi edicidir. Eğer kist kaybolur ve 1 aylık izlemde tekrar oluşmaz ise başka bir tedavi gerekmez. Fibrokistik değişikliği olan olgulardan aspire edilen sıvı genel olarak saman sarısıdır. Kistlerdeki koyu kahverengi veya yeşil sıvı, uzun süredir var olmasına bağlı olabildiği gibi zararsızdır. Kanlı sıvı ileri incelemeyi gerektirir. Elde edilen sıvının sitolojik değerlendirilmesinin önemi yoktur. Kistin aspirasyonundan sonra olgu 2-4 hafta içinde tekrar kontrol edilmelidir. Kistin tekrar etmesi veya palpe edilebilen bir kitlenin varlığı, derhal ince iğne aspirasyonu veya açık biyopsi gibi ek bir değerlendirmeyi gerektirir.

Her ne kadar memedeki kistik değişikliklerin çoğu maligniteye eşlik etmeze ve premalign olmasa da, hücresel komponentlerde atipinin varlığı özel dikkat gerektirir, çünkü bu tür beraberlik malignite riskinde yaklaşık 5 kat artışla birliktedir. 35 yaşından büyük kadınlarda, artmış malignite riski nedeniyle aspirasyon öncesi mammografi düşünülmelidir. Aspirasyon girişimi bir kez yapılmışsa, manuplasyon sırasındaki yapay değişiklikler nedeniyle mammogramları değerlendirmek güç olacağı için mamografi birkaç hafta sonrasına ertelenmelidir. Multipl kistleri olanlar, yaygın fibrokistik değişiklikleri olanlar, meme hastalığı açısından güçlü aile öyküsü olanlar, gizli lezyonları belirlemek için mamografi dahil olmak üzere yakından takip edilmelidir.

Site İçi Arama

Sitede Yer alan bilgiler Dr.Tevfik Yoldemir'e ait olup izinsiz kullanılamaz ve kaynak gösterilemez.
© Copyright 2008 Dr. A.Tevfik Yoldemir
Gizlilik İlkeleri  | Yasal Uyarı |

    

Bu sitede yer alan bilgiler,insanları sağlıkları hakkında bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup,tıbbı tedavinin mutlak surette bir hekim tarafından yapılması zorunludur.
Bilgilerin yanlış veya uygunsuz kullanımından doğacak mağduriyetten,konu içeriğini yazan veya düzenleyen kişiler sorumlu değildir. 
Sitedeki bilgilere dayanılarak teşhis ve tedavi yapmayınız. Bu siteyi ziyaret etmek ve/veya siteye üye olmakla bunları kabul etmiş sayılırsınız