ANNE ADAYLARININ KIŞ'A HAZIRLIGI

Soğuk havaların etkisini göstermeye başladığı şu günlerde, gripten alerjilere birçok hastalık hepimizi tehdit ediyor. Anne adaylarının her zaman olduğu gibi kışın da kendisini ve karnındaki bebeğini korumak için dikkatli olması gerekiyor. Kış hastalıklarından ilaç kullanımına, beslenmeden giyime kadar pek çok konuda öneriler bulabileceğiniz dosyamız, karnınızdaki o değerli hediye ile birlikte sağlıklı bir kışa hazırlanmanıza yardımcı olacak...

Kışın gelmesiyle birlikte pek çoğumuz evlerimize kapandık. Çocuklu aileler ve hamileler kışın kapalı mekanlarda vakit geçirmeyi tercih ediyor. Yani soğuk havadan dolayı fazla havalandıramadığımız evlerimizde ve klimalı alışveriş mekanlarında, sınırlı alanlarda, hiç de sağlıklı olmayan koşullarda nefes alıp-veriyoruz! Bulaşıcı hastalıkların ve alerjilerin çoğalmasına neden olan bu koşullarla beraber, değişen hava şartları da birçok hastalığa sebep oluyor. Dolayısıyla hassas bir dönem olan hamilelik sürecinde, anne adaylarının kendilerini ve büyük bir özenle karınlarında korudukları bebeklerini, kışın gelmesine bağlı olarak oluşan her türlü riskten korumaları sağlıklı bir hamilelik için çok önemli. Çok yönlü önlem almaları gereken bu zorlu yolculuklarında anne adaylarının beslenme, giyim, hijyen, ilaç kullanımı ve egzersiz gibi konularda titiz davranmaları gerekiyor.

KIŞIN EVİNİZDEKİ SAĞLIK...

Yaşadığınız yeri yetersiz havalandırmanız, dışarıdaki temiz havanın içeri ya da içerideki kirli havanın dışarı çıkmasına izin vermeyerek, ev içi kirliliğinin artmasına sebep olur. Yüksek nem, bazı kirlenme ajanlarının konsantrasyonunu artırır. Evinizdeki kirlilik nedenleri; yakıt ürünleri (gaz, yağ, kerosen, kömür, odun ve tütün ürünleri), mobilyalar (ıslak ve nemli halı, dolaplar veya sıkıştırılmış talaştan yapılan mobilyalar), temizlik malzemeleri, merkezi ısıtma-soğutma sistemleri ve diğer dış kaynaklardır. Ev içi hava kirliliğinin sağlığa olan etkileri hemen görülebileceği gibi, bazen yıllar sonra da ortaya çıkabilir. Hemen görülen etkiler; göz, burun ve boğazda iritasyon, baş ağrısı, baş dönmesi, yorgunluktur. Bunlar kısa dönemlidir ve rahatsızlanan kişiyi kirli alandan çıkardığınızda iyileşme görülür. Uzun dönemde görülen sağlık sorunları ise; astım, aşırı duyarlı zatürre ve nem ateşidir. Ayrıca solunum, kalp rahatsızlığı ve kanser gibi sağlık problemleri de görülebilir. Evde hamile biri varsa havalandırma sisteminin özellikle kış aylarında çok iyi olması gerekir.

TEMİZ HAVAYI MUHAFAZA ETMEK

Öncelikle yaşadığınız yerde, hava kirliliği yapabilecek her türlü kaynağı belirleyin. Tüm yanıcı kaynakları yetkili servislere kontrol ettirin ve evdeki sigara kullanımını kısıtlayın. Pencereleri ve kapıları açarak evdeki havalandırmayı sağlayın. Mutfak ve banyodaki havalandırma fanlarından yararlanın. Hava temizleyici cihazlardan edinin.

KAPALI ORTAMDAKİ ALERJİLER

Soğuk havaya bağlı olarak havalandırmasız kalan evler, bazı kirlilik ajanlarının artmasına ve alerjilerin uyarılmasına neden olur. Bu ajanlar toz mite’ları, ev hayvanları ve küflerdir. Bu alerjiden kurtulmak için kaynağın kurutulması gerekir. Ve yattığımız odadaki hijyen çok önemlidir. Aksırık ve burun tıkanıklığını azaltmak için evinizi düzgün olarak havalandırın ve belirli aralıklarla taze hava alın. Yatak odanızdaki mobilyayı minimumda tutun ve sık aralıklarla süpürün. Yastık ve yorganlarınızı geçirgen olmayan örtülerle kaplayın. Sıkça toz alın ve süpürün. Yatak odanızın halısız olmasına dikkat edin.

Evdeki hayvanları yatak odasından uzak tutun ve yüksek nemden uzak durun.

KIŞ HASTALIKLARI

Sinüzit

Kulak ve sinüs sorunları hamilelikte sıklaşır. Bu dönemde sinüs enfeksiyonlarına 3 kat daha fazla rastlanır. Anne adaylarının yüzde 20'sinde 2. ve 3. trimester’lerde (üç aylık periyot) burun akıntısı görülür. Sinüs enfeksiyonları yeşilimsi akıntı ve gözün üst ve altında kemik hassasiyeti ile belli olur. Penisilin türevi ilaçlar veya eritromisin (antibiyotik cesidi) sinüs enfeksiyonları tedavi için kullanılır. Hamilelikte bu ilaçlar güvenli kabul edilir. Burun akıntısı olan hamileler, boğaz ve akciğer enfeksiyonuna daha yatkındır. Salin bazlı spreylerin kullanımında (serum içeren burun spreyleri) sakınca yoktur.

Burun kanaması

Özellikle kuru kış aylarında sıkça görülen burun kanaması, hamilelikte artabilir. Burun köprüsüne nazik bir basınç yaparak kanama durdurun. Nemlendiriciler, yatarken burun içine vazelin uygulamak, salin bazlı spreyler, burun kanamalarını azaltmada yardımcıdır.

Nefes darlığı

Hamileliğin ilk döneminde daha sık nefes alınır. Böylece hormonlar, akciğer kapasitenizi artırır ve bebeğinize daha fazla oksijen gider. İlerleyen sürede büyüyen rahim, karın içinde daha fazla yer kapladığından nefes darlığı oluşur. 31-34. haftada rahim, diyaframı itmeye başlar ve ciğerlerin genişlemesini zorlaştırır. Daha yüzeysel nefes alma görülür. Hamileliğin son haftasında ise bebek pelvise doğru yerleştiğinde akciğerdeki basınç azalır ve nefes almakta güçlük oluşur. Böyle durumlarda; dik oturun ve ayakta dik durun, böylece akciğeriniz genişlemek için daha fazla yere sahip olur. Yavaş hareketlerde bulunarak kalbin ve akciğerin görevini azaltın. Uyurken mutlaka başınızın altına yastık koyun. Nefes darlığı şiddetlenir veya aniden gelirse doktorunuza danışın.

Astım

Astım, hamilelik boyunca sorun yaratacak en önemli hastalıklardan biridir. Tedavisinin iyi düzenlenmesi ve hamilelik sırasında uygun ilaç kullanımı sayesinde birçok astımlı anne adayı bu hastalığı kolay atlatır. Bazen astım tanısı hamileyken yapılır. Astım anne adaylarını farklı şekillerde etkiler.

Semptomlarda 29-36. hamilelik haftaları arasında şiddetlenme olabilir.

Kontrolsüz astım, anne adayının oksijen almasını azaltır ve dolayısıyla fetus etkilenebilir. Kontrol edilmediğinde astım, anne ve bebekte stres yaratabilir. Ve birtakım rahatsızlıklar oluşturur. Preeklampsi (hamilelikte zehirlenme, yüksek tansiyon, yüz ve ellerde şişme ve aşırı kilo almakla birlikte idrarda protein kaybına neden olan ciddi bir rahatsızlık), hipertansiyon, aşırı kusma, vajinal kanama, uyarılmış doğum eylemi veya komplike doğum, bebek için muhtemel komplikasyonlar bu hastalıklardan birkaçıdır. Astım ilaçlarının birçoğu anne adayı ve bebek için zararsızdır. Hamilelikte astım atağını azaltmak için, tetikleyicilerden uzak durun (sigara dumanı gibi...), tedavi amaçlı ilaç kullanın, kontrol altında egzersiz yapın.

Gribal Enfeksiyon (Influenza)

Hamilelik, gribin ciddi medikal komplikasyonlarının görülme riskini artırır. Grip sezonunda 14. haftadan daha ileride olan anne adayları mutlaka aşılanmalıdır. Eğer gribe yakalanırsanız, yatak istirahati yapın ve bol sıvı tüketin. Birkaç gün içerisinde sağlığınıza kavuşmazsanız ve öksürüğünüzde şiddetlenme, nefes almada güçlük oluşursa doktorunuza haber verin.

KIŞIN MARUZ KALINAN DURUMLAR

Pasif sigara içiciliği

Kış aylarıyla birlikte kapalı ortamlarda bulunma, anne adaylarının pasif içiciliğini artırır. Pasif sigara içicisi olan hamilelerin bebeklerinde, rahim içi gelişme geriliği, düşük doğum ağırlığı, öğrenme ve davranış bozuklukları ve bazı çocukluk çağı kanser riski artar.

Elektromanyetik alanlar

Soğuk havalardan korunmak için üretilmiş elektrikli battaniyeler, kışın çok fazla tercih edilir. Fakat hamilelikleri boyunca elektrikli battaniye veya ısınma araçları kullanan anne adaylarının çocuklarının bir bölümünde, lösemi olduğu gözlenmiştir. TV setleri, su yatakları, saç kurutma makinesi, elektrikli saat, fırın, elektrikli ocaklar ve kulaklıklı ses sistemleri güvenlidir.

OLUŞABİLECEK KADIN HASTALIKLARI

Vajinal enfeksiyon ve akıntılar

Vajinal akıntılar, fizyolojik ve patolojik akıntılar olarak iki gruba ayrılır. Patolojik akıntılar vajinanın veya rahim boynunun (serviks) protozoan (parazit), virüs, bakteri (aerob, anaerob) ve mantar enfeksiyonları ile oluşur.

Fizyolojik akıntılar ise yüksek östrojen düzeyleri, cinsel uyarılım ve hamileliğe bağlı olarak oluşur. Hamile bir kadında östrojen üretimi, normal bir kadından daha yüksektir. Kanında dolaşan yüksek seviyedeki östrojen hormonu, genital organlarda kan akımını artırırken, genital dokularda su tutulumuna da neden olur. Buna bağlı olarak bölgedeki duyarlı sinir uçları, daha hassas hale gelip cinsel ilgide artışa ve cinsel uyarılıma sebep olur. Hamileliğin neden olduğu fizyolojik akıntı, genellikle berrak görünümdedir. Bazen beyaz parçacıklar içerebilir. Bunlar dökülmüş vajina epiteli (yüzey hücreleri) kümeleridir.

Fizyolojik akıntıların tedavisi gereksizdir. Patolojik vajinal akıntılarda ise renk ve koku farklıdır. Ağrı genelde kasıklarda iki taraflıdır ve bazen kaşıntı rahatsız edici boyutlara ulaşır. Vajinal enfeksiyon ve akıntıların tedavilerinde kullanılan ilaçların pek çoğu hamileliğin belirli dönemlerinde, bir kısmı da bütün süreçte bebek için zararlıdır. Mutlaka doktora danışılmalıdır.

Bakteriyel vajinoz

Bakteriyel vajinoz, birden çok mikrobun (mikro organizmanın) birlikte oluşturduğu enfeksiyon tablosudur. Hastalığın sebebi, oksijensiz ortamda yaşayan bakterilerdir. En önemli belirtisi sarı-gri renkli kötü kokulu akıntıdır.

Hastalar genellikle kötü kokunun cinsel ilişkiden sonra belirginleştiğini ifade ederler. Tanı, mikroskobik incelemede anahtar hücrelerin görülmesi ile konur. Enfeksiyon hamilelerde erken doğuma, suyun erken gelmesine, kese zarlarının ve içindeki sıvının iltihabına neden olur. Bakteriyel vajinoz tedavisinde hamilelik süresince emniyetle kullanılabilen sistemik etkili (ağızdan alınan) veya lokal etkili (vajinal kremlerle) ilaçlar kullanılabilir.

HAMİLELİKTE İLAÇ KULLANIMI VE AŞILAR

Bir hamileye ilaç verirken hastalığın anne adayının sağlığına olumsuz etkileri, ilacın dokularda birikebilirliği, kanda yüksek seviyede kalma süresi, plasentadan geçebilirliği ve hamilenin fetusun içinde bulunduğu hamilelik haftası değerlendirilmelidir. Hamilelik sürecinde anne adaylarının mide boşalması gecikir ve buna bağlı olarak bağırsaklarda emilen ilaçların emilimi yavaşlayabilir. Ayrıca mideden emilen ilaçlar, bu gecikme nedeniyle daha fazla oranda kana geçer. Doğum eylemi sırasında mide boşalması azalır ve hatta durur. Bu nedenle ağızdan ilaç verilmemelidir. Hamilelik boyunca 12 kilo almış bir anne adayında fazladan 3-4 kilo yağ birikir. Bu da yağda eriyen ilaçların dokuda birikip, yavaş yavaş salınmasına yol açar ve ilacın etkisi uzayabilir. Hamilelikte ilaç kullanımı gruplara ayrılmıştır. Ve kontrollü yapılan çalışmalar sonucu hamilelik süresince ilaçların bazılarının sağlık açısından risk taşımadığı bazılarının da asla kullanılmaması gerektiği görülmüştür. Anne adayları, doktorlarına danışmadan hiçbir ilacı kullanmamalıdır.

KIZAMIKÇIK AŞISI

Anne adaylarının kızamıkçığa karşı bağışıklıklarının olması önemlidir. Ve mutlaka hamile kalmadan önce aşı olmalıdırlar. Hamilelik sırasında aşı önerilmez. Kızamıkçık, özellikle hamileliğin ilk 3 ayında görülürse doğum defektlerine sebep olabilir.

KABAKULAK AŞISI

Doğal yoldan bulaşan kabakulak, erken doğum veya doğum defektlerine (deformasyonlarına) neden olmaz. Ancak kabakulak enfeksiyonu ilk trimester’de olursa düşük riskini artırabilir. Kabakulak aşısı hamile kalmadan önceki 3 ay içerisinde ve hamilelik sırasında önerilmez.

GRİP AŞISI

İkinci ve üçüncü trimester’i, grip salgınının yaygın dönemine denk gelen anne adayları iğne olmalıdır. Hamileler grip olduğunda, bu hastalığı diğer kişilere göre daha ağır atlatabilir ve zatürreye yakalanabilir. Basit bir grip; baş ağrısı, ateş, boğaz ağrısı ve öksürüğe neden olur. Bu semptomların çoğu, 4 gün sürse de öksürük ve yorgunluk 2 hafta veya daha uzun devam edebilir. Bu durum bebeği etkilemez. Grip aşısı olmak için en iyi zaman Ekim veya Kasım’dır.

SAĞLIKLI BESLENME, SAĞLIKLI KIŞ!

Hamilelikle birlikte anne karnında yeni bir hayat başlar. Bebeğin tüm ihtiyaçları hamilelik süresince anne tarafından sağlanır. Bu nedenle doğru seçilmiş besinlerle dengeli ve sağlıklı bir şekilde beslenmek, anne adayı için zorunludur. Doğru ve dengeli beslenen anne adayının ilave vitamin almasına gerek yoktur. Anne adayları, öğünlerini düzenlerken şekerli, yağlı, rafine karbonhidrat içeren yiyeceklerden kaçınmalı; taze sebze, meyve, düşük yağ içerikli vitamin ve mineral yönü zengin, bol protein içeren besinleri tercih etmelidir. Kalp, karaciğer, böbrek gibi hayati önem taşıyan organların, ayrıca kas ve doku hücrelerinin temel taşını proteinler oluşturur. Proteinlerin yapısında hücrelerin yaşamı ve çoğalabilmeleri için gerekli olan aminoasitler bulunur. Vücut için gerekli 20 çeşit aminoasit vardır ve vücudumuz bunlardan 12 tanesini üretebilir. Ama anne adayı diğer aminoasitleri besinlerle almak zorundadır. Bebeğin anne karnında gelişimini sağlaması için, hamilelerin protein ihtiyacı yüzde 65 artar. Hamilelikten önce vücudun günlük protein ihtiyacı 45-60 gram iken, hamilelikte bu 75-100 grama çıkar. Anne adayının üç öğününde de protein bakımından zengin gıdalar bulunması ve şekerli, unlu gıdaları olabildiğince az tüketmesi gerekir.

Her gün tüketmeniz gereken gıdalar vardır. Bunlar:

Ekmek ve mısır gevreği: 4 ya da daha fazla öğün alın.

1 öğün = 1 dilim ekmek, 3-4 tabak mısır gevreği ya da yarım tabak pilav ya da makarnaya eşittir.

Sebze, salata ve meyve: 4 ya da daha fazla öğün alın.

1 öğün = Yarım tabak pişmiş sebze veya salata, 1 taze meyve, yarım kupa meyve suyu ya da yarım kupa meyveye eşittir.

Her gün bir öğün C vitamini açısından zengin meyve veya sebze (portakal, mandalina, greyfurt, limon, kivi, çilek, ananas, domates, lahana, karnabahar, brokoli, brüksel lahanası, patates) yiyin. Bezelye, barbunya, ıspanak, havuç, kabak gibi yeşil veya sarı sebzelerin de bir öğün alınması gerekir.

Et, balık, yumurta, peynir, fındık, tavuk: Her gün 2 öğün alın. Ana yemek için bir öğünde 75-100 gram et, balık veya tavuk tüketin.

Kalsiyum yönünden zengin yiyecekler: Hamilelikte gün içerisinde 1100 gram, emzirme döneminde ise 1200 gram kalsiyum alın.

Yağ veya margarin: Her gün 15-30 gram tüketin.

Öğünler için alternatif mönüler

Kahvaltı

Seçenek 1

1 bardak portakal suyu

1 kase multigrain cereal (karışık tahıllı sabah yenen flakeler) veya oatmeal (yulaflı flakaler), 2 çorba kaşığı taze meyve ile birlikte.

1 bardak yağsız süt

Herbal çay

Seçenek 2

1 yumurta

1 tereyağlı tost ekmeği

1 bardak portakal suyu

1 kase yoğurt

Seçenek 3

Buğdaydan yapılma pancake

1 dilim kavun

1 bardak yağsız süt

Kafeinsiz kahve

Öğle yemeği

Seçenek 1

Buğday ekmeği arasına hindi veya peynirli sandviç (domates ve marulla)

1 bardak yağsız süt

Elma

Seçenek 2

Bir kase çorba

Salata

Mısır ekmeği

1 bardak yağsız süt

Seçenek 3

Tavuk salatası

Buğday ekmeği

1 bardak yağsız süt

Akşam yemeği

Seçenek 1

Buğday ekmeği ile yapılmış hamburger (domates ve marulla)

Maden suyu

Seçenek 2

Tavuk

Siyah pilav

Haşlanmış brokoli

Kavun

Su

Seçenek 3

Somon

Fırınlanmış patates

Su

Ara öğün seçenekleri

Meyve

Kraker

Üzüm

İYİ BİR HAMİLELİK İÇİN İPUÇLARI

* Günde en az 6-8 bardak su için.

* Kabız kalmamak için çok sıvı alın ve lifli yiyecekler tüketin.

* Omega-3 yağ asitleri içeren fındık ve balık yiyin.

* Bulantı ve yanmayı önlemek için kızarmış yağlı yiyecekler, kafein, alkol, tatlı su balığı, kılıç balığı, ton balığı, pastörize olmayan sütten yapılan ürünler, eritilmiş peynir, hazır salatalar, yıkanmamış meyve, sebze ve pastörize edilmemiş meyve sularından uzak durun.

* Üç büyük öğün değil, gün içerisinde birçok kez yemek yiyin.

* Nane çayı için.

* Vitamin B-6 kullanın.

* Yemeklerden farklı zamanlarda sıvı tüketin

PAMUKLU KIYAFETLERİ TERCİH EDİN!

Vücut ısıları önceki dönemlerinden daha yüksek olan anne adayları her mevsim rahat, bol ve ince giysileri tercih etmelidirler. Kalın kıyafetler yerine ince ve üst üste giyinmek en idealidir. Giysilerin özellikle de iç çamaşırlarının ve çorapların sentetik değil, pamuklu olmasına dikkat edilmelidir. 9 ay boyunca düz ya da kısa topuklu, bağcıksız ayakkabılar önerilir.

SOĞUK VE KURU HAVADAN CİLDİNİZİ KORUYUN!

Kış mevsiminin rüzgarlı ve nemsiz oluşu nedeniyle bu dönemde cilde bakım yapmak gerekir. Zaten hamileliğin doğal sürecinde hassaslaşan cilt, kışın gelmesiyle birlikte daha da kurur ve kaşınır. Bunun nedeni evlerdeki ısıtıcıların nemi azaltmasıdır. Ayrıca soğuk havanın gelmesiyle, daha sıcak suyla duş alınması da deriye zarar verir ve cildi kurutur.

Cildin doğal dengesini koruyabilmek için şunlar yapılmalıdır:

* Evde nemlendirici cihaz kullanın. Sıcak duş rahatlatıcı olacaktır, fakat duştaki süreyi kısaltın, böylece cildin kuruması azalabilir.

• Sabun kullanımını sadece koltuk altı ve apış arasıyla sınırlayın.

• Duştan çıkınca derinizi nazikçe kurulayıp nemlendirici krem sürün. Deri hala nemliyken bunların kullanılması nemi hapseder. Ve nemlendirici losyonlarda bulunan yüksek su oranı, cildin kurumasına neden olduğu için bunları kullanmayın.

SOĞUK HAVAYA ALDIRMAYIN, EGZERSİZLERE EVDE DEVAM EDİN!

Kışın gelmesiyle eve hapis olan anne adayları, dışarı çıktığınızda yavaş yürümeyi tercih edin. Ayrıca evde dans edip, yüzebilir, aerobik ve yoga yapabilirsiniz. Günde en az 30 dakikanızı egzersize ayırın. Böylece kısa sürede fiziksel ve duygusal olarak kendinizi iyi hissedersiniz. Hamilelikte egzersiz gestasyonel (hamileliğe bağlı) diyabeti önler ve stresi azaltır. Alınan kiloların doğum sonrası kolay verilmesini sağlar. Eğer erken doğum riski varsa egzersiz önerilmez.

Egzersiz sırasında aşırıya kaçmayın ve yavaşça yapın. Kış aktiviteleri anne adayları için zor olmaz çünkü bebekleri onları içten ısıtır.

ANTENATAL EGZERSİZLER

Hamilelikte ve doğum sırasında karın, pelvik taban ve sırt kasları normalden daha fazla görev yapar. Egzersizle bu kasları kuvvetlendirebilirsiniz. Egzersizleri yavaş ve hafif yapın. Her seferinde dinlenin ve zorlanmayın. Her hareketi önce 2-3 kez yapın, sonra 6'ya çıkartın. Günde 1 ya da 2 kez uygulayın. Antenatal egzersizler ağrıya neden olmaz.

Karın kası egzersizi

Kalça kıvırma: Sırtüstü başınız yastıkta dizler kıvrılmış, ayak tabanları yerde uzanın. Rahim büyüdükçe baş ve omuz altına iki-üç yastık koyun. Ellerinizi karnınızın üstüne koyun ve kasların kasıldığını hissedin. Nefes alırken karın kaslarını sıkın, sırtınızı arkaya kaydırarak yere dayayın ve kalçalarınızı sıkın. Bu şekilde 6 saniye durun ve gevşeyin. Sırtınızı düzleştirirken kalçanızın arkaya döndüğünü hissedin.

Dizleri kaldırıp indirmek: Sırtüstü yatın, beliniz havada kalmasın. Bir dizinizi göğsünüze doğru çekin, sonra diğerini kaldırın ve 6 saniye tutun. Yavaşça bir ayağınızı yere indirin. Nefesinizi tutmayın. Belinizi yerden ayırmayın.

Düz eğilme: Sırtüstü yatın. Ellerinizi karnınızın üzerine koyun. Nefes verirken başınızı ve omzunuzu öne doğru kaldırın. 6 saniye tutun ve sonrasında geriye yaslayarak, gevşeyin.

İzometrik karın egzersizi: Eğer karın kaslarınız ayrıldıysa bu egzersizi yapmayın. Sırtınız ve ayaklarınız desteklenmiş olarak sandalyeye oturun. Sağ avuç içi ile sol dizinizin iç tarafına bastırın. Dizinizi oynatmayın. Saniye tutun ve karın kaslarınızın gerildiğini hissedin. Yavaşça gevşeyin, sağ dizinizi sol elinizle iterek aynısını yapın.

Pelvik taban kasları için egzersiz:

Pelvik taban kasları, iç organları destekleyerek pelvisin alt tarafını oluşturur. Bu egzersizler, öksürme veya gülme anında idrar kaçırmayı önler. Başınızı ve omzunuzu yastıklarla destekleyerek uzanın. Dizleriniz ayrı, ayak tabanları yerde olmalı. Vajina ve anüs etrafındaki kasları kasın ve yukarı çekin, orada tutun ve yavaşça gevşeyin. Gevşerken vajina etrafındaki kasların gevşek durumunu hissedin. Bu egzersiz; beldeki ağrıyı, sertliği ve pelvik rahatsızlığı azaltır. Diz-dirsek konumunda durun. Belinizi yukarı doğru esnetirken karın kaslarınızı kasın ve beliniz düz olana kadar gevşeyin.

kegel egzersizİ

Hamileler leğen kemiğinin tabanını oluşturan kas grubunu istemli bir şekilde kasıp, çalıştırılabilirler. Kegel egzersizinde temel prensip, bu kas grubunun 3 saniye süre ile kasılıp gevşetilmesidir. Günden güne bu süre 20 saniyeye kadar uzatılabilir. Kolay anlaşılabilmesi için bu egzersiz, tuvalette idrarı tutma hareketi olarak tarif edilebilir. Bu hareketler pelvis tabanını oluşturan kasların gerilim gücünü ve elastikiyetini artırır. Her egzersiz seansında bu hareket 3 saniye süreyle 15 kez tekrarlanmalıdır. Günde en az 6 seans yapılması idealdir. Bu sayede doğum kolaylaşır, doğum sırasında olası yırtılmaların oluşma riski azalır, leğen kemiği içindeki üreme organlarının ileride sarkması engellenir, doğumun neden olabileceği olası stres üriner enkontinans (istem dışı idrar kaçırma) ihtimali ortadan kalkar.

HER YÖNÜYLE HİJYEN

Hamilelikte hijyen beslenme, giyim, spor ve kişisel temizlik konularını kapsar. Beslenmede sebze ve meyvelerin yeterli yıkanması, uygun koşullarda saklanması önemlidir. Et ve süt ürünlerinin ambalajlarındaki son kullanma tarihlerinin bilinmesi gerekir. Bu yüzden bilinmeyen markaları tercih etmeyin. Süt ve süt ürünleri satın alırken üretim yeri, bakanlık izni, son kullanım tarihi bilgilerine dikkat edin. Dışarıda yemek yediğinizde çiğ et ve iyi yıkanmamış salatalardan uzak durun. Özellikle tavuk ve balık gibi tazeliğinden şüphe edilen yiyecekleri tüketmeyin. Hazır salatalar, kutulanmış sos ve sebze yemekleri yemeyin. Dışarıda yemek yediğiniz yerlerin hijyenine mutlaka dikkat edin.

Hızlı Ulaşım
Marmara Üniversitesi Eğ.Araş.Hast.Pendik
  • Mail : tevfik.yoldemir@marmara.edu.tr
  • Mail: info@yoldemir.com
Bizi Facebook'da Bulun

Sağlıklı ve Mutlu Günler


    UYARI : Bu sitede yer alan bilgiler, insanları sağlıkları hakkında bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, tıbbı tedavinin mutlak surette bir hekim tarafından yapılması zorunludur.
    Bilgilerin yanlış veya uygunsuz kullanımından doğacak mağduriyetten, konu içeriğini yazan veya düzenleyen kişiler sorumlu değildir. Sitedeki bilgilere dayanılarak teşhis ve tedavi yapmayınız.
    Bu siteyi ziyaret etmek ve/veya siteye üye olmakla bunları kabul etmiş sayılırsınız.