BEBEĞİNİZİN İLK HAFTASI

Göbek Bağı Bakımı

Neredeyse tüm bebeklerde, hastaneden eve geldiklerinde göbek bağından kalan güdük kısım hâlâ yerindedir. Göbek bağının kuruyup düşmesi yaklaşık 7 ila 10 gün sürer. O zamana kadar, iyileşmeyi hızlandırmak için bölgeyi kuru ve temiz tutun.

Bakım açısından yapacağınız fazla bir şey yoktur. Bebeğin alt bezini değiştirirken, göbek bağını alkole batırılmış pamukla silin. Alt bezinin üst kısmını göbek bağına değip sürtünmemesi için katlayın. Tahrişleri engellemek için, bebek altını ıslattığında bezini hemen değiştirin.

Sünnet Olmuş ve Olmamış Erkek Bebeklerde Penis Bakımı

Sünnet: Ebeveyn olarak, oğlunuzun sünnet olmasına karar vermiş olabilirsiniz. Dini gereklerinizden biri değilse ve hastaneden çıktıktan bir süre sonra dini bir törenle yapılması gerekmiyorsa, genellikle hastanedeyken yapılır ve eve döndüğünüzde sünnet bakımıyla ilgili yapmanız gerekenler size gösterilir.

Bakım: Sünnetten sonra, oğlunuzun penisinin biraz kızarık olduğunu ve sarı bir salgı bulunduğunu fark edebilirsiniz. İkisi de kesiğin iyileştiğinin göstergesidir. Bölgeyi temiz tutun; bezini değiştirdiğiniz her seferinde, penisin ucuna vazelin sürün.

Yaranın yaklaşık bir hafta içinde iyileşmesi gerekir; ama şişme ya da renk değişikliği görürseniz, hemen doktorunuza haber verin. Bölgeyi daha sık temizlemenizi ya da bir merhem kullanmanızı söyleyebilir. Bazen buz torbası kullanılabilir ama bunu ancak doktorunuz söylediği takdirde yapın.

Sünnet olmadığında bakım: Oğlunuz sünnet olmadıysa, bezini değiştirdiğiniz her seferinde penisteki fazla deriyi nazikçe arkaya çekin. Ilık su ve bebek sabunu kullanarak bölgeyi iyice yıkayın.

Bebeğinizi Beslemek

Bebeğinizi beslemek, onun için yapacağınız en önemli şeylerden biridir. Aç olduğunda bunu anlarsınız; ellerini ağzına sokarak, ağlayıp sızlanarak, yanağına dokunduğunuzda başını çevirip ağzını açarak aç olduğunu belli eder.

Ne sıklıkta beslemelisiniz: Yeni doğmuş bebeklerin çoğu, 3-4 saatte bir acıkır ama bazılarının her 2 saatte bir beslenmesi gerekir. Bebeğinizi bir çizelgeye alıştırmak için belli aralıklarla beslemenizde yarar vardır. Ya da bebeğinizin kendi programını oluşturmasına izin verebilirsiniz; bazı bebekler, diğerlerinden daha sık beslenmelidir. Bazı dönemlerde – örneğin gelişim dönemlerinde – bebeğin her zamankinden daha sık beslenmesi gerekir.

Bir bebek genellikle ne kadar beslenmeye ihtiyaç duyduğunu her beslenme zamanında kendi belirler. Karnı doyduğunda genellikle başını biberon emziğinden ya da annesinin memesinden uzaklaştırır.

Her besleme seansından sonra bebeğinizin gazını çıkarmanızda yarar vardır. Bazı bebeklerin beslenme sırasında da gaz çıkarması gerekebilir.

Tükürerek çıkarma: Beslenme seanslarından sonra, bebekler genellikle sütün veya mamanın birazını çıkarırlar. İlk aylarda bu yaygın görülen bir durumdur, çünkü midenin tepesindeki kaslar tam olarak gelişmemiştir. Bebek midesindekileri birkaç santim öteye püskürtecek kadar güçlü bir şekilde tükürdüğünde, buna kusma denir. Eğer beslenme seansından sonra bebeğiniz kusarsa, onu hemen beslemeyin, çünkü midesi rahatsız olabilir. Bir sonraki seansa kadar bekleyin.

Anne sütü mü, hazır mama mı? Birçokları, bebeği beslemenin en iyi yolunun anne sütü olduğuna inanmaktadır. Anne sütü, bebeğin ihtiyacı olan tüm besinleri içerir ve kolayca sindirilebilir. Araştırmalara göre, anne sütüyle beslenen bebeklerde enfeksiyon vakalarına daha ender rastlanmaktadır, çünkü anne sütünde yeterince immunolojik madde vardır. Ayrıca, anne sütüyle beslenmek bebeğe güven duygusu ve anneye de özgüven duygusu kazandırır.

Diğer yandan, anne sütü veremezseniz, bunun da bir zararı yoktur. Hiçbir anne, bebeğine süt veremediği için kendini kötü hissetmemelidir. Anne sütüyle beslemek mümkün olmasa bile, bebek ihtiyacı olan tüm ilgiyi, besini ve sevgiyi hala alabilir.

 Bebeği Kucağa Almak ve Doğru Tutmak

Eğer ilk kez bebeği olan birçokları gibiyseniz, siz de bebeğinizi tutmak ve kucağınıza almak konusunda endişelenebilirsiniz. O kadar küçük ve narin bir varlıktır ki! Onu doğru kaldırmak istersiniz ve düşürmek istemezsiniz. Sakin olun; bebek sandığınız kadar kırılgan değildir. İkinizin de kendinizi güvende hissetmenizi sağlayacak doğru tutma yöntemleri vardır.

Ne yapılmalı? Başını ve sırtını daima elinizle veya kolunuzla destekleyin. Onu vücudunuza yapışık veya biraz gevşekçe tutabilirsiniz. Onu hareket ettirirken yumuşak davranın ve başını daima elinizle veya kolunuzla koruyun.

Onu kucağınıza aldığınızda veya bir kucak ya da sırt askısıyla taşıdığınızda, bunları ancak ona zarar vermeyecek bir şey yaparken tercih edin. Bebeğiniz kucağınızdayken asla sıcak bir ocak üstünde yemek pişirmeyin veya sıcak ya da yanıcı sıvılara yaklaşmayın.

Bebeğin Altını Değiştirmek

Bebeğinizin altını değiştirmek, binlerce kez yapmak zorunda kalacağınız bir iştir. Bir kez alıştığınızda, son derece hızlı ve etkili bir şekilde yapabilir hale gelirsiniz. Bu işi erkekler de öğrenebilir! Bebek altını ıslattığında veya kakasını yaptığında tahriş ve bez kızarıklıklarını engellemek için, hemen bezini değiştirin. Yeni doğmuş bir bebek, günde 6 ila 10 kez altını ıslatır. Bağırsak hareketleri ise biraz daha değişkendir. Bazı bebekler günde iki-üç kez kaka yaparken, bazıları sadece birkaç günde bir bunu yapar. Bebeğinizin anne sütüyle ya da hazır mamayla besleniyor olması, bağırsak hareketleri üzerinde büyük fark yaratır.

Eğer sadece altını ıslatmışsa, bebeğinizi ıslak mendillerle silmenize gerek yoktur. İdrarında mikrop bulunmaz; ayrıca, bezini her değiştirdiğinizde ıslak mendil kullanmak cildini tahriş edebilir. Mümkünse, bez değiştirme sırasında bir süre altını açık bırakın (bir süre bez olmadan kalsın). Böylece bezden kaynaklanan kızarıklıkları önlersiniz.

Bebeğinizi Giydirmek

Bebeği giydirmek, yeni ebeveyn için zor bir iştir. Oyuncak bebek giydirmeye benzemez, çünkü oyuncak bebekler hareket etmez! İlk denemelerinizde size yardımcı olabilecek birkaç tüyo verelim. En iyi tavsiyemiz, yavaş hareket etmeniz ve umutsuzluğa kapılmamanızdır. Sık sık egzersiz yapacağınız için, bu işte de ustalaşmanız uzun sürmeyecektir.

Üst: Bebeğin bezini değiştirdikten sonra, fanilasını giydirin. Baş parmaklarınızla yakasını açık tutun ve başının üzerinden geçirin. Parmaklarınızı giysinin kollarından birine sokun, elini nazikçe yakalayın ve yavaşça giysinin kolundan geçirin. İki kol da içeri girdikten sonra, gövdeyi ayarlayın.

Alt ve tek parçalı tulumlar veya badiler: Önce giysinin paçalarından birine parmaklarınızı yerleştirin ve üst giysi için yaptığınız gibi ayağını nazikçe yakalayıp paçadan geçirin; aynı işi diğer ayak için de yapın. İki ayak da paçalardan geçtikten sonra, giysiyi beline kadar çekin. Eğer tulum giydiriyorsanız, aşağıdan yukarı kaydırarak giydirmenin en iyi olduğunu keşfettik.

Eğer önden açılan tek parçalı bir giysi veya gecelik giydirecekseniz, giysiyi masanın üzerine serin ve bebeği üzerine yatırın. Bebeğin kollarını tek tek giysi kollarından geçirin, ayarlayın ve sonra bebeğin ayaklarını açıklıktan içeriye yerleştirin. Her şey yerine yerleştikten sonra fermuarı çekin veya düğmeleri ilikleyin.

Odayı yeterince sıcak tutun. Bebeğinizin giysilerini değiştirirken, oda sıcaklığını uygun seviyede tutun. Küçük bir bebek çıplakken kolayca soğuk alabilir.

Bebeği Kundaklamak

Doğumdan önce, bebeğiniz hareket etmesine pek fırsat vermeyen, oldukça sıkı ve dar bir ortamdaydı. Doğduktan sonra, hareket kısıtlığının olmaması kendini güvensiz hissettirebilir. Yumuşak bir battaniyeye gevşekçe sararak kundaklamak, kendini daha rahat hissetmesini sağlayabilir. Kendini güvende ve rahat hissetmesini sağlayabilir.

Bebeğinizde Görebileceğiniz Değişimler

İnanılmaz gibi gelse de, bebekler genellikle doğumdan sonra hızlı bir şekilde gelişirler. Doğumdan sonraki 7 ila 10 gün içinde, bebeğinizin boyu inanılmaz bir hızla uzayabilir. İlk muayenesi için doktora götürdüğünüzde, sandığınızdan daha fazla uzadığını görerek şaşırabilirsiniz.

Bebeğinizin kalp atışları sizinkinden hızlıdır; bebeğinizin kalp atışları dakikada 100 ila 150 vuruştur. Esnediğinde, hıçkırık tuttuğunda ya da bağırsak hareketleri sırasında, kalp atışları yavaşlayabilir. Ayrıca, hızlı bir şekilde nefes alıp verir; dakikada 50 kez. Bu normaldir.

Ağladığında, gözünden yaş süzülmediğini görebilirsiniz. Yeni doğmuş bir bebeğin gözyaşı bezleri henüz yeterince gelişmemiştir. Bu da çok geçmeden değişecektir.

Bazı bebekler kıvrılmayı sevmezler; bu da normaldir. Onu kendinize yakın tuttuğunuzda kaskatı kesilip sırtını geriyorsa, bebeğinizi sırtı size dönük olacak şekilde tutun. Bu ona daha iyi gelebilir.

Bebek ve Uyku

İlk haftalarda bebeğinizin günde 18 saat uyuduğunu fark edeceksiniz. Gündüz ya da gece olduğuna aldırmadan uyuyup uyanır ve her 2 ila 4 saatte bir beslenmek ister. 6 ila 8 hafta kadar daha, geceleri daha uzun uyumayacak, gündüzleri daha fazla uyanık kalmayacaktır. Gün içinde onu gün ışığına maruz bırakmak ve geceleri karanlık bir odada yatırmak, gündüz-gece düzenini oluşturmasına yardımcı olabilir.

“Sırtüstü daha iyidir.” Bir akrabanız, arkadaşınız ya da başka biri, bebeği yüzükoyun yatırmanızı, bu şekilde daha iyi uyuyacağını söyleyebilir. Ama sırtüstü yatırmanın daima daha iyi olduğunu biliyoruz. Bebeğinizi uyumaya bıraktığınız her seferinde onu sırtüstü yatırın. Neden mi? Araştırmalar, sağlıklı bir bebeğin sırtüstü yatırılmasının herhangi bir sorun olasılığını; özellikle de ani bebek ölümü sendromu konusunda azalttığını göstermiştir. Ayrıca, araştırmalara göre, normal bir bebek sırtüstü yatarken tükürdüğü takdirde kusmuğunu yutma veya boğulma sorunlarıyla karşılaşmaz, çünkü öğürme refleksi çok iyi gelişmiştir. Bazı bebeklerin yüzükoyun daha iyi uyuduğu doğru olsa da, bebeğinizi asla yüzükoyun uyumaya bırakmayın.

İstisnalar: Sırtüstü uyutma kuralının istisnaları; solunum sorunları olan prematüre bebekler, üst solunum yolları sorunları olan bebekler, doğuştan burun, gırtlak ya da ağız kusuru bulunan bebekler, kusma veya yutma sorunu olan bebeklerdir. Bebeğiniz bu sorunlardan birini yaşıyorsa, durumunu doktoruyla konuşunuz.

Bebeğin Ağlaması Ne Anlama Gelebilir?

Ağlamak, bebeğinizin sizinle iletişim kurma yollarından biridir. Bu şekilde size rahatsız olduğunu, acıktığını veya ilgiye ihtiyaç duyduğunu anlatır. Bebeğinizi daha iyi tanıdıkça, ağlamasının gerçekte ne anlama geldiğini de daha iyi anlayacaksınız.

Ağladığında onu kucağınıza almaktan çekinmeyin; endişelenmeyin, onu şımartmazsınız. Sadece onunla daha güçlü bir bağ kurarsınız. Böylece onunla ilgilendiğinizi ona gösterir ve yanınızdayken kendisini daha güvende hissetmesini sağlarsınız.

Bebeğiniz çok fazla ağlıyor gibi gelebilir ama ortalama olarak, bebeğiniz ilk hafta günde yaklaşık dört saat ağlar. İkinci hafta, bu süre yaklaşık 2.5 saate ve üçüncü hafta yaklaşık bir buçuk saate iner.

Beşik Başlığı

Nedir? Beşik başlığı, bebeğin başının tepesinde oluşan sarı ya da kahverengi, yağlı bir birikimdir. Kafa derisinin seboreik dermatiti olarak da adlandırılır; yenidoğanlar ve bebekler arasında yaygın şekilde görülür. Doğumdan sonraki 1 ila 12 hafta içinde görülür ve bebeklerin neredeyse yarısında vardır. Eğer sizin bebeğinizde de böyle bir durum varsa, kafa derisinde pullu kısımlar fark edebilirsiniz. Saç çizgisinde veya yüzünün diğer bölümlerinde de görülebilir. Kötü görünse de, acıya ya da kaşıntıya neden olmaz. Bu tür deri yangıları, genellikle doktorunuzun önereceği bir kortikosteroidli lozyon ile iyileştirilebilir. Kafa derisini losyonla ovduktan sonra, kurumuş deri parçalarını yumuşak bir fırçayla temizleyebilirsiniz.

Doktoru ne zaman aramalısınız: Kafa derisinde herhangi bir enfeksiyon belirtisi olmamalıdır. Bölgede irin belirtisi görürseniz, durum yukarıda açıkladığımız çözümlere cevap vermezse, deri iyice pul pul olur veya kızarırsa ya da bir şişlik fark ederseniz, doktorunuza haber verin. Vücudun diğer bölümlerinde de kızarıklıklar veya iltihaplanmalar varsa, başka bir sorunu işaret edebilir, bu yüzden doktorunuzu mutlaka arayın.

Sarılık

Nedir? Doğumdan 2 ila 5 gün sonra, bebeğinizde sarılık belirtileri ortaya çıkabilir; buna aynı zamanda hiperbilirubinemi de denir. Semptomlar arasında tende sarımsı bir ton (bunun nedeni kan hücrelerinin yıkılması sonucu oluşan aşırı miktardaki bilirubindir) da vardır ve genellikle önce yüzde görülür. Tendeki sarı ton, vücudun geri kalanına yayılabilir. Tırnak kökleri bile sarımsı bir renk alabilir; kontrol için, tırnaklara nazikçe bastırıp bırakın.

Bebeğin sistemindeki bilirubin seviyesinin belirlenmesi için, bebeğinize bir kan testi yapılabilir. Bu test hem bebek hem de ebeveynleri için rahatsızlık yaratabilir, çünkü tekrarlanması gerekir. Ama günümüzde, bebeğe iğne sokulmasını gerektirmeyen yeni bir test daha geliştirildi. Colormate LTc BiliTest adı verilen bu yöntemde, bebeğin tenindeki sarı tonun seviyesini ölçmek için bir alet kullanılmaktadır. Test sonucu yüzde 95 doğrudur ve birkaç dakika içinde cevap alınabilmektedir. Eğer bebeğinize sarılık testi yapılması gerekiyorsa, bu testin mümkün olup olmadığını sorun.

Ne yapılmalı? Orta seviye sarılık ciddi bir şey değildir; doktorunuzun tavsiyesine uyun. Adına fototerapi de denen Bili ışıkları kullanılabilir. Bu morötesi ışınlar, bilirubinleri parçalayarak bebeğin kanından atılmasını sağlar. Bebek iyi besleniyorsa, durum yine kolayca düzeltilebilir, çünkü bilirubin bağırsak hareketleriyle dışarı atılabilir.

Doktoru ne zaman aramalısınız: Bebeğiniz giderek sararıyor gibi görünüyorsa ya da iyi beslenemiyorsa, doktorunuzu arayın. Çocuk hekiminiz, bebeğin herhangi bir sorunu olup olmadığını öğrenmek isteyecektir.

Kızlarda Vajinal Salgı

Nedir? Doğumdan sonra, kız bebeğinizin cinsel organından şeffaf ya da beyaz bir sıvı gelebilir. Bunun nedeni, annesinden geçen aşırı hormonlardır. Genellikle ciddi bir sorun değildir.

Ne yapılmalı? Cinsel organın etrafını nazikçe silin. Yakında kaybolacaktır.

Doktoru ne zaman aramalısınız: Sıvı çok fazlaysa ya da rengi sarımsı veya yeşilimsi ise, doktorunuzu arayın.

Hızlı Ulaşım
Marmara Üniversitesi Eğ.Araş.Hast.Pendik
  • Mail : tevfik.yoldemir@marmara.edu.tr
  • Mail: info@yoldemir.com
Bizi Facebook'da Bulun

Sağlıklı ve Mutlu Günler


    UYARI : Bu sitede yer alan bilgiler, insanları sağlıkları hakkında bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, tıbbı tedavinin mutlak surette bir hekim tarafından yapılması zorunludur.
    Bilgilerin yanlış veya uygunsuz kullanımından doğacak mağduriyetten, konu içeriğini yazan veya düzenleyen kişiler sorumlu değildir. Sitedeki bilgilere dayanılarak teşhis ve tedavi yapmayınız.
    Bu siteyi ziyaret etmek ve/veya siteye üye olmakla bunları kabul etmiş sayılırsınız.