GEBELİK ÖNCESİ GÖRÜŞME

Gebelik büyük bir olaydır. Eğer onun için bir plan yaparsanız, sizin ve bebeğinizin sağlığına büyük faydalar getirecek kararlar alabilir­siniz. Gebelik öncesi iyi bir sağlık durumu, gebeliğin ve doğumun getirdiği büyük streslerin üstesinden gelmenizde size yardımcı olabilir. Aynı za­manda gebelik boyunca ne size, ne de bebeğinize zararlı olabilecek şey­lerin olmaması sizin rahatlamanıza yardımcı olacaktır. Gebelik öncesi sağlık kontrollerinizin yapılması, gebeliğiniz boyunca size faydalı olacakr. Herhangi bir riskin olup olmadığınıbulma şansı vere­cek, tıbbî problemler varsa tedavi olma olanağı kazandıracaktır. Birçok kadın gebe kaldığını birkaç hafta geçmeden bilmemekte­dir. Bu ilk haftalar, bebek için en kritik dönemlerdir. Zira organların oluştuğu dönemdir. Sigara, alkol ve bazı ilaçların kullanılması normal gelişmeyi engelleyebileceği gibi, sağlıklı alışkanlıkların da gelişmeyi iyi yönde etkileyeceği açıktır. Gebelik öncesi bakım, sağlıklı bir gebelik planlaması için sizi yönlendirebilir.

Eğer, gebe kalmayı planlıyorsanız, gebelik öncesi bir görüşmeyi doktorunuzla gerçekleştirebilirsiniz. Görüşmenin bir parçası olarak si­ze, aile hayatınız, tıbbî geçmişiniz, aldığınız ilaçlar, diyetiniz, hayat tarzınız ve geçirdiğiniz gebelikler sorulacaktır. Cevaplarınız doğru ve açık olmalıdır. Çünkü sizin gebelik döneminde özel bakıma ihtiyaç duyup duymayacağınıza karar verilerek yardım edilmeye çalışılacaktır. Gebelik öncesi görüşme, sizin sorularınız için iyi bir zaman aralığıdır. Öne­rileri dinlemekte tereddüt etmeyiniz ve bütün düşüncelerinizi tartışı­nız. Sağlık bakım ekibi, size yol göstermek ve bilgi vermek için o gö­revde bulunmaktadırlar.

Aile hikayeniz

Ailelerde bazı durumlar daha sık olmaktadır. Yakın bir akrabada eğer bir rahatsızlık varsa sizin de aynı rahatsızlığa yakalanma riskiniz yükselmektedir. Örneğin ailenin yakın üyelerinin herhangi birinde şe­ker hastalığı, yüksek tansiyon, sara nöbetleri ve zekâ genliği olup ol­madığı sorulacaktır. Yine ailede herhangi birisinin ikiz gebelik geçirip geçirmediği de sorulacaktır.

Bazı hastalıklar kalıtsaldır. Bunlar genetik hastalıklar olarak ad­landırılırlar. Yaşınıza ve aile geçmişinize bakılarak, kalıtsal hastalıklar­da özel eğitimli bir uzmandan genetik bir danışmanlık almanız önerilebilir. Genetik danışmanlık sırasında, çiftlerin genetik hastalıklı bir çocuğa sahip olma şansı hakkında uyanık olmaları noktasında yardımcı olabileceği gibi bir hastalık oluşmuşsa onun hakkında bilgi de verebilecektir. Genetik danışmanlık, detaylı bir aile anemnezi (ailenin hastalıkla ilgili geçmişi ), bazen fizik muayeneyi ve laboratuvar testlerini kapsamaktadır. Bazı genetik hastalıklar, gebe kalınmadan testler yardımıyla tesbit edilebilmektedir

Tıbbi geçmişiniz

Birçok kadın, gebelik boyunca özel bakım gerektirecek sara nöbet­leri, yüksek tansiyon ve şeker gibi rahatsızlıklara yakalanmış olabilir. Ya da sorun gebelikten çok önceden beri mevcut olabilir. Gebelik vücuda yeni yükler yükleyeceği için, normalde kontrolünüz altında olan sağ­lığınız gebelikle değişebilir. Eğer bazı özel tıbbî durumlarla karşı karşıyasanız, gebe kalmadan önce onları kontrol altına almalısınız. Bunlar belki sizin daha sık doktorunuzla görüşmenizi gerektirebilir. Yaşam tar­zınızda da birçok değişiklik yapmanız gerekebilir.

Tıbbî geçmişinizle ilgili olarak size sorulabilecek sorular şunlardır:

1. Şeker, yüksek tansiyon ya da sara nöbetleri gibi rahatsızlıkları­nız var mı?Varsa ne zaman başladı?

2. Kansızlık rahatsızlığınız hiç oldu mu ya da şu anda öyle bir şika­yetiniz var mı? Olduysa ne zamandan ben bulunuyor?

3. Hiç ameliyat geçirdiniz mi? Geçirdiyseniz bu ne tür bir ameliyattı?

4. Ne tür doğum kontrol yöntemi uyguluyorsunuz?

5. Hiç kaza geçirdiniz mi? Geçirdiyseniz ne tip?

6. Herhangi bir şeye karşı alerjiniz var mı?

Anne adaylarının hamilelik planladıklarında tıbbi danışmanlık almaları gereken bazı önemli hususlar vardır. Uzun süreli sistemik hastalıklar kadının gebe kalmasını önleyebileceği gibi, hamilelik sırasında medikal sorunların kötüleşmesi nedeniyle anne ve bebeğinin sağlığını tehlikeye atabilmektedir. Aşağıdaki durumlar bunların bazılarını oluşturmaktadır:

Depresyon

Ciddi depresyonu olan kadınların psikiyatri uzmanına refere edilmesi gerekir.

Gebelikte geçmişte yaşanmış akıl sağlığı problemleri ileride doğum sonrası depresyon için risk teşkil etmektedir. Düşük sosyal destek, kötü evlilik ilişkileri, yaşamdaki yakın zamanda olumsuz olaylar risk faktörleridir. Trisiklik antidepresanların gebelikte doğum anomalilerini arttırdığını gösteren çalışma bulunmamaktadır. Paroksetin mutlak gereklilik yoksa kullanılmamalıdır. Fluoksetin gebelikte kullanılacak güvenli ilaçtır.

Bipolar affektif bozukluk

Erken gebelik döneminde lityum alan kadınların bebeklerinde %4-12 oranındamajör anomaliler görülebilir. Hasta tam değerlendirmesi tamalanıncaya kadar gebe kalmamasına yönelik korunma yöntemi kullanılmalıdır. Eğer lityum devam edecekse serum düzeyleri dikkatli takip edilmelidir. Günlük 5 mg folik asit kullanılmalıdır.

Şizofreni

Hamilelik isteyen tüm şizofren kadınları değerlendirme için psikiyatriste yönlendirmek gerekir. Bu zamana kadar etkili bir korunma yöntemi önerilmelidir.

 Epilepsi

Epilepsi ilaçları kullanan kadınları ilaç dozlarının ve sayılarının azltılması için bir uzamana göndermek gerekir. Farklı epilepsi ilaçlarının sayısındaki artış ile fetal anomali riski de artmaktadır. İlaçlar kesilemiyorsa tek bir ilaca indirgemek düşünülmelidir.

Epilepsili olan kadınların doğan çocuklarının çoğu normaldir. Epilepsi ilacı kullanan kadınlarda fetal anomali riski normalin 2-3 katıdır (normalde %2). Çok sayıda ilaç alanlarda bu risk artmıştır (dört ilaç alanlarda %24). En fala görülen defekt nöral tüp defekti, ağız-yüz defektleri, kalp anomalileridir. Epilepsili kadınlar hamile kalmadan önce ve ilk 3 ayda 5 mg folik asit kullanmalıdır. Hamilelikleri planlamak için etkili korunma yöntemleri öncesinde uygulanmalıdır.

Kronik hipertansiyon

Preeklampsi (hamilelik zehirlenmesi), plasentanın erken ayrılması ve yenidoğan ölüm riskleri kronik tansiyonu olanlarda artmıştır. ACE inhibitörleri ve angiotensin II reseptör blokerleri kesilmelidir. ACE inhibitörleri, bebek gelişme geriliği, yenidoğanda renal yetmezlik ve yenidoğan ölümlerine neden olur. Tansiyon ilaçlarını gebelikte güvenli olanlar ile değiştirmek gerekmektedir.

Şeker hastalığı

Şeker hastalığının kötü kontrolü major anomalileri arttırmakta ve spontan düşüklere neden olmaktadır. Hamilelik öncesi kan şekerinin iyi kontrolü ve özellikle ilk 8 hafta içinde iyi seyri ile anomali riski azaltılabilir.

I.b.7.Böbrek hastalığı

Böbrek hastalığı olan kadınlar hamilelik öncesi bir uzmana yönlendirilmelidir. Gebelikte böbrek hastalığı prematürite, rahimiçi gelişme geriliği riskini arttırır ve annenin böbrek fonksiyonlarının bozulmasına neden olabilir. Hafif böbrek hastalığı gebelik sırasında bozulmaz ancak bebeğin yaşam şansı azalabilir. Eğer gebelik öncesinde veya erken gebelik döneminde ilave olarak yüksek tansiyon varsa bebek kaybı 10 kat artmaktadır.

Tam değerlendirme yapılana kadar etkili korunma yöntemi kullanılmalıdır. İlerleyen böbrek hastalığı olan kadınların çocuk sahibi olmamaları teşvik edilmelidir.

Böbrek transplantasyonu yapılan kadınlar transplanttan 1.5-2 yıl sonraya kadar beklemeli ve kreatinin değerleri stabil ise gebelik düşünmelidirler.

 Tiroid hastalığı

Hipotiroidizm için gebelik öncesi optimum kontrol sağlanmalıdır.

Hipertiroidizm için tedavide olmayan kadınları uzmana refere etmek gerekir.

Hipotiroid iken gebe kalan kadınlarda düşük, ölü doğum, hamilelik zehirlenmesi, prematurite, plasentanın erken ayrılması, anemi, doğum sonrası kanama, kardiak disfonksiyon ve konjenital anomali riski artmıştır. Hipotiroidizm yeterli tedavi edilmezse yumurtlama olmayabilir.

Hipertiroidizmin gebelikte aşırı tedavisi bebekte guatra neden olabilir.

Venöz tromboembolizm

Geçmişte venöz tromboembolizm veya akciğer embolisi öyküsü olan veya trombofili taraması anormal olan kadınlar uzman hekimlere yönlendirilmelidir. Gebelik, cerrahi veya doğum kontrol hapı sonraı tromboz öyküsü olanlarda sonraki gebelikte tekrarlama riski yüksektir.

Kişisel öyküsü olanları ailesel trombofili açısından taramak gerekir. Gebeliğin ilk üç ayında ve doğum sonrası koruyucu profilaksi gerekebilir.

Astım

Şiddetli astımı olan kadınlar hamilelik öncesi göğüs hastalıkları uzmanına görünmelidir. Hamile olan kadınlar kortikosteroid nefes açıcı kullanmaya devam etmelidir. Ağızdan alınan kortikosteroidler için prednizolon tercih edilmelidir.

Kalp hastalığı

Kalp hastalığı olan tüm kadınlar hamilelik öncesi değerlendirme için kardiolog hekime yönlendirilmelidir. Semptomları olmayan veya hafif semptomları olan kadınların gebeliklerinde risk düşüktür. Dinlenir konumda semptomları olan kadınlar hamile kalmamalıdırlar.

Orak hücre sendromları

Orak hücre anemisi olan kadınların hamilelikleri sorunsuz geçebilir veya ağrılı krizler görülebilir. Düşük ve erken doğum daha sıktır. Orak hücre taşıyıcılarında hamilelikte sorun olmaz ancak genel anestezi verilecekse hipoksiden kaçınmak gerekir. Hamilelişk öncesi 5 mg folik asit başlanmalıdır.

 Akdeniz anemisi

Taşıyıcıları taramak için test yapılmalıdır. Kansızlığı olan kadınlarda demir eksikliği tespit edilirse bunun tedavisi verilmelidir. Tüm kadınlar gebelik boyunca 5 mg folik asit kullanmalıdır.

Gebelik zehirlenmesi öyküsü olan kadınlar

İlk gebeliklerin %5’inde ve kronik tansiyonu olan kadınların %15’inde gebelik zehirlenmesi olur. İlk gebeliğinde gebelik zehirlenmesi olmayan kadınlarda sonraki gebeliklerde risk azalmaktadır. Aşağıdaki faktörler artmış risk ile ilişkilidir:

İlerlemiş anne yaşı

Ailesel gebelik zehirlenmesi öyküsü

Şeker hastalığı

Obesite

Düşük sosyoekonomik durum

Kronik böbrek hastalığı

Çoğul gebelik

Üzüm gebeliği

Rh uyuşmazlığı

Geçmiş gebelikleriniz

Gebelik öncesi bakımın diğer bir parçası da, doğumla ilgili geçmi­şinizin yeniden gözden geçirilmesidir. Geçmiş gebelikleriniz ve varsa bunlarla ilgili komplikasyonlar da size sorulacaktır. Geçmiş gebelikle­rinizden herhangi birinde bir problemin oluşması onun bu gebeliğinde de tekrar edeceği ya da gebe kalmamanız gerektiği anlamına gelmez, fakat çoğunluk olmasa bile sorunlar tekrar yaşanabilmektedir. Geçmiş problemleriniz, son gebeliğiniz için özel ihtiyaçlarınız olup olmayaca­ğının bir işareti olabilir.

Birçok kadın geçmişte eğer bir düşük yapmışsa yeni bir bebek sa­hibi olma noktasında endişeye kapılmaktadır. Gebe kadınların beşte birinin düşük yaptıkları bilinmektedir ve aynı zamanda birçok düşüğün de tesbit edilemediğine inanılmaktadır. Bu kadınların çoğu, sonraki ilişkilerden sonra normal gebe kalabilmektedirler. Az bir kısmı ise 3 ya da daha fazla sayıda düşük yapmaya devam etmektedir. Büyük ola­sılıkla düşünülen şey, eğer bir düşük yapmışsanız diğer gebeliklerinizin normal olacağı ve sağlıklı bir bebek sahibi olabileceğinizdir.

Doktorların çoğu, kendi isteğinizle aldırdığınız bebekten dolayı tekrar gebe kalmanızın zorlaşmayacağı ve gebeliğinizin sonucunu etki­lemeyeceği noktasında hemfikirdirler Buna karşın birden fazla düşük yapan kadınlardaki risk oranı bilinmemektedir. Bilinen şey, birden fazla yapılan düşüklerin, düşük tartılı bebek doğum riskini ve erken do­ğum oranını arttırdığıdır.

Ortalama düşük oranı %12dir. Eğer en son gebelik normal sonlandıysa bir sonraki gebelite düşük ihtimali %5 olur. Eğer bir önceki gebelik düşük ile sonuçlandıysa sonraki gebeliğin düşükle sonuçlanma şansı %19’dur.

Hızlı Ulaşım
Marmara Üniversitesi Eğ.Araş.Hast.Pendik
  • Mail : tevfik.yoldemir@marmara.edu.tr
  • Mail: info@yoldemir.com
Bizi Facebook'da Bulun

Sağlıklı ve Mutlu Günler


    UYARI : Bu sitede yer alan bilgiler, insanları sağlıkları hakkında bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, tıbbı tedavinin mutlak surette bir hekim tarafından yapılması zorunludur.
    Bilgilerin yanlış veya uygunsuz kullanımından doğacak mağduriyetten, konu içeriğini yazan veya düzenleyen kişiler sorumlu değildir. Sitedeki bilgilere dayanılarak teşhis ve tedavi yapmayınız.
    Bu siteyi ziyaret etmek ve/veya siteye üye olmakla bunları kabul etmiş sayılırsınız.