GEBELİKTE İLAÇ KULLANIMI

1960'lı yıllara dek çoğu doğumsal anomalinin genetik olduğu düşünülüyordu.

1961 yılında Thalidomid kullanan gebelerin bebeklerinde yapısal gelişme bozukluklarının saptanması üzerine, dikkatler gebelikte ilaç kullanımının zararlı etkileri üzerine yoğunlaştı.

İlaçların gebelik üzerine olumsuz etkilerinin araştırılması pratikte ahlaki nedenlerden dolayı mümkün değildir.

Günümüzde gebelerde ilaç kullanımı, bu güne dek gözlemler sonucu edinilmiş prensipler doğrultusunda düzenlenmektedir.

Bir gebeye ilaç verirken hastalığın anne sağlığına olumsuz etkileri, ilacın dokularda birikebilirliği, ilacın kanda yüksek seviyede kalma süresi, ilacın plasentadan geçebilirliği, ilacın veriliş yolu ve fetusun içinde bulunduğu gebelik haftası değerlendirilmelidir.

Tüm bunlara ek olarak gebelikteki değişiklikler de göz önüne alınmalı

Gebelikte mide boşalması gecikir ve buna bağlı olarak bağırsaklarda emilen ilaçların

emilimi gecikip ilaç kan seviyeleri düşük olabilir. Öbür yanda mideden emilen ilaçlar bu gecikme nedeniyle daha fazla oranda kana geçerler.

Doğum eylemi sırasında mide boşalması yavaşlar ve hatta durur bu nedenle doğum esnasında ağızdan ilaç verilmemelidir.

Gebelikte bağırsaklardan geçiş yavaşlaması emilmesi bağırsaklarda gerçekleşen kan değerlerinin daha yüksek olmasına neden olur.

Tüm gebelik süresince 12 kilo almış bir gebede fazladan 3-4 kg yağ birikir. Bu da yağda eriyen ilaçların yağ dokusunda birikip, yağ dokusundan yavaş, yavaş salınmasına yol açar. Bu da ilacın etkisinin uzamasına neden olabilir. Damardan verilen, yağda eriyen anestezide kullanılan ilaçların ( örn Fenobarbütal) neden olduğu anestezi sonrası uyku halinin gebelerde daha uzun sürmesi yukarıdaki mekanizmayla kolayca açıklanabilir.

Gebelik hormonlarının etkisi ile deride kan akımı artmıştır. Teorik olarak deriye uygulanan ilaçların emilimi yada cilt altına uygulanan ilaçların kana karışması gebelikte daha çabuk olmaktadır.

FETUS VE İLAÇLAR..

Çoğu ilaç fetusa plasenta yoluyla geçer.

Bu geçişi etkileyen faktörler:

1-İlacın fizikokimyasal özelliği (Çözünürlüğü, moleküler büyüklüğü, kanda hiç bir şeye bağlanmadan serbest dolaşması, iyon yükü),

2-Plasental baiyerin yapısı (molekül ağırlığı, <100 olan ilaçlar porlardan (plaseta barierinde geçiş kapıları) kolayca geçer, 600-1000 arası olanlar daha yavaş, 1000 ve üstü olanlar hemen hemen hiç geçmez.

3-Plasental kan akım miktarı ( rahmin kan akımı artarak termde 500 ml/dak'ya ulaşır,bunun %85-90 ‘ı plasentaya aittir). Gebelik büyüdükçe fetusa gidebilecek ilaç miktarı da artar.

Dolaşımın bozulduğu bazı kronik hastalıklarda plasentadan ilaç transferi azalır.

Kısaca özetleyecek olursak küçük molekül ağırlıklı, yağda eriyen, non iyonize, proteine bağlanmayan, gebeliğin geç döneminde alınan ilaçlar fetusa daha kolay ulaşarak daha çok etki ederler.

Gebeliğin 2 ila 4. haftalar arası. prediferensiasyon dönemidir (embriyonun farklılaşma öncesi dönemi). Bu dönemde embriyonun kendini tamir etme kapasitesi yüksektir. Bu dönemde her hangi bir zararlı ile karşılaşıldığında ya gebelik ürünü kaybedilir, yada bu dönemde ilacın organa özgü zararlı bir etkisi olamayacağından, gebelik hiç bir şey olmadan devam eder. (YA HEP YA HİÇ KANUNU geçerlidir)

İlaç kullanımının organlar üzerinde maksimum teratojenik (bir ilacın gebelik ürünü üzerine yapısal yada gelişme bozukluğu yapıcı etkisi) etkisi 4. ile-10 gebelik haftaları arasında görülür.

Beyin ve gonadlar (yumurtalıklar) gibi,daha geç dönemlere kadar farklılaşmaya devam eden organlar hariç.

İlaçların teratojenik etki mekanizmaları:

1-Direkt etki: Bazı ilaçlar ( örn:metotrexat,antifolat etkisi ile) direkt embriyoya toksik etki yapar.

2-İndirekt etki: Bazı ilaçlar ise ( örn: narkotik analjezikler) direkt teratojen etkili değildirler, aşırı dozlarda annede solunum depresyonu yaparak embriyoyu oksijensiz bırakıp fetal oluşum bozukluklarına veya kayıplarına neden olurlar.

3-Bazı ilaçlarda anne vücudunda metabolize olurken toksik bir ara madde oluşturarak gelişim kusurları oluştururlar ( örn:thalidomide)

Bir ilacı teratojenik olarak kabul edebilmek için

1-Belirli bir bozukluk ya da gelişme kusurunun görülme sıklığında belirgin bir artış,

2-Artış şüpheli ajanın yaygın kullanımı ile eşzamanlı o lmalı,

3-İlaç kullanımı, neden olduğu düşünülen gelişim kusurunun, oluşum zamanı ile aynı gebelik haftalarında olmalı.

4-Aynı sendrom ya da gelişim kusuruna neden olduğu bilinen diğer faktörler aynı anda olmamalı, g ibi kriterlerin mevcut olması gereklidir.

GEBELİKTE İLAÇLAR ETKİLERİNE GÖRE GRUPLARA AYRILMIŞLARDIR.

A GRUBU: Bu ilaçların, kadınlar da yapılmış iyi kontrollu çalışmalarda 1.trimester de kullanımlarının fetusa her hangi bir risk oluşturmadıkları belirlenmiş ve daha sonraki trimesterlerde her hangi bir olumsuz etkisi görülmemiştir. Yani bu gruptaki ilaçların fetusa zararlı olmaları uzak olasılıktır. Bunlar gebelikte rahatlıkla kullanılır.

B GRUBU: Bu ilaçların hayvan üreme çalışmalarında fetuslara zararı görülmemiş, ancak bu grup ilaçlarla ilgili gebe kadınlar üzerinde yapılmış kontrollü çalışma yoktur. Yine bu gruba giren bir kısım ilacın hayvan üreme çalışmalarında ters etkisi görüldüğü halde, kadınlar üzerinde yapılan kontrollü çalışmalarda bu etkileri insan yavrusu üzerinde teyit edilmemiştir.

C GRUBU: Hayvan çalışmalarında ters etki var ve gebe kadınlar üzerinde kontrollü çalışma yok, veya her iki grupta da çalışılmamış. Olası yararın,fetusa olası zararından çok daha önemli olduğunda kullanılan ilaçlar bu grupta toplanmaktadır.

D GRUBU: Bu gruba giren ilaçlar doğum defektleri ile pozitif ilişkili ancak anneye verilmeleri, fetal riskleri göze alacak derecede,hayati önemde olan ilaçlar.

X GRUBU: Fetal anomali yaptığı hayvan veya insanlarda saptanmış, hamilelerde kesinlikle kullanılmaması gereken ilaçlar bu gruba girer.

Gebelikte ilaç kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışın yada size ilaç öneren doktorlara gebe olduğunuzu hatırlatın!

İlaç verirken gebelerde geçerli prensipler,aynen emziren kadın içinde geçerli.

Hızlı Ulaşım
Marmara Üniversitesi Eğ.Araş.Hast.Pendik
  • Mail : tevfik@yoldemir.com
  • Mail: info@yoldemir.com
Bizi Facebook'da Bulun

Sağlıklı ve Mutlu Günler


    UYARI : Bu sitede yer alan bilgiler, insanları sağlıkları hakkında bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, tıbbı tedavinin mutlak surette bir hekim tarafından yapılması zorunludur.
    Bilgilerin yanlış veya uygunsuz kullanımından doğacak mağduriyetten, konu içeriğini yazan veya düzenleyen kişiler sorumlu değildir. Sitedeki bilgilere dayanılarak teşhis ve tedavi yapmayınız.
    Bu siteyi ziyaret etmek ve/veya siteye üye olmakla bunları kabul etmiş sayılırsınız.