HORMON TEDAVİSİ

Hormon replasman tedavisinin temel ögeleri olan östrojen ve progesteron, başlıca iki şekilde uygulanır:

• Kesintili (siklik – ardışık – sequental) tedavi protokolü

• Kesintisiz (devamlı – continuous) tedavi protokolü

Aslında başlangıçta şunu unutmamak gerekir ki, her iki yöntem arasında replasman tedavisinin temel amaçlarına yönelik önemli farklılık yoktur. Sadece küçük özellikler ve hasta uyumunu bozmamak temel hedefine göre kişiye en uygun tedavi protokolünü düzenlemek çok önemlidir.

Kesintili tedavi protokolünün temel özellikleri

• %65-70 oranında periodik çekilme kanamasının görülmesi

• Reprodüktif döneme benzer mood değişimleri, kilo alımı, mastodini

• Ara dönemlerde vazomotor semptomların görülmesi

• Düzenli kanamalar arasında patolojik kanamaların daha kolay farkedilebilmesi

Kesintisiz tedavi protokolünün temel özellikleri

• Endometriumda atrofi

• Atrofiye bağlı kanamaların görülmesi

• Devamlı progesteron kullanımının etkileri

• Kemik metabolizmasında olumlu

• Lipid metabolizmasında olumsuz

Kesintisiz tedavide östrojen kullanımı çeşitli olabili. Ya devamlı, hiç ara vermeden ya da ayda 3-7 ara verilerek kullanılır. Bu protokolün özelliğini belirleyen progesteronun kullanım şeklidir ver belirli bir dönem içinde belirli süre verilir. Bu genelde uygulanan şekli ile ayda 12 gündür. Bu sürenin endometriumdaki östrojen etkisini nötralize etmesi açısından önemi vardır. Çünkü progesteronun bu etkisi bir aylık tedavi süresince optimum 12 gündür. Bu süreden az kullanımlar, endometriumda yeterli etki sağlayamazlar. Bu şekilde uygulanan tedavilerde progesterondan hemen sonra kadınların %80-90 kadarında periodik çekilme kanamaları görülür. Bu durum, perimenopozal veya erken postmenopozal dönemdeki kadınlara göre istenen ve psikolojik açıdan rahatlama sağlayan bir özellik olarak kabul edilmektedir. Keza erken over yetmezliklerinde de, normal menstrüel kanama psikolojisi yarattığından dolayı, kesintili tedavi protokolleri tercih sebebidir. Ayrıca bazı çalışmalar, periodik olarak endometriumun dökülmesinin endometrial patolojilerin görülme sıklığını azalttığını ileri sürmektedir. Fakat ileri yaşlarda tedaviye uyumu azaltan bu çekilme kanamaları hayat boyu sürmez ve kesintili tedavi uygulanmaya devam edilse bile kanama olmaz.

Son yıllarda kesintili tedavilerin diğer bir şeli olan “uzun siklus kesintili tedavi” protokolleri gündeme gelmiştir. Amaç, hastanın daha uzun süreli siklusa sahip olması ve dolayısıyla periodik kanamanın azalması, ayrıca kullanılan total progestagen miktarının azaltılmasıdır. Bu protokolde iki şekilde uygulama söz konusudur:

• 1-91 günler arası östrojen, 77-91 günler arası 10 mg/gün medroksiprogesteron asetat, ertesi gün ara vermeden yeni tedavi siklusuna geçilir

• 1-84 günler arası östrojen, 70-84 günler arası 20mg/gün medroksiprogesteron asetat, 84-91 günler arası ilaçsız dönemi takiben yeni tedavi siklusuna geçilir

Bu tip protokolde endometrium daha uzun süreli karşılıksız östrojene maruz kaldığı için hiperplazi riski artmaktadır. Bu nedenle günümüz pratiğinde diğer klasik uygulama protokolollerine alternatif bir yöntemdir. Özellikle progesteronun az kullanımını gerektiren endikasyonların varlığında tercih edilmektedir.

Kesintisiz tedavilerde östrojen ya tek başına (histerektomi geçirmiş kadınlarda), ya da progesteron ile kombine edilerek ara vermeksizin kullanılır. Ortalama bir yıl içerisinde endometriumda meydana getirdiği atrofi nedeniyle hiperplazi riskini en aza indirir. Ayrıca aylık periodik çekilme kanamalarına neden olmaz ve östrojenin kemik metabolizması üzerine sağladığı olumlu etki, progesteron tarafından uzun süreli olarak arttırılır. Bu avantajlarına karşılık devamlı devamlı progesteron kullanımının lipid metabolizmasında yapacağı olası negatif etki, dezavantaj olarak kabul edilmektedir.

Kesintisiz protokol uygulamalarında ilk 3 ay içinde %40, 3-6 ay içinde %15-20, 6-12 ay içinde %10-15 oranlarında atrofik kanamalar görülebilir. Tedavi öncesi yeterli endometrium değerlendirilmesi yapılmışsa ilk 6 ay içindeki kanamalarda ultrasonografik inceleme (mümkünse transvajinal) tekrarlanmalı ve endometrium kalınlığı 5 mm üzerinde ise hangi dönemde olursa olsun histopatolojik inceleme yapılmalıdır. Ancak endometriumun ultrasonografik tetkiki atrofik ise kanama gözardı edilerek tedaviye devam edilebilir. 12. aydan sonra kanama olduğunda ise mutlaka doğrudan histopatolojik incelemeye geçilmelidir.

Kesintisiz tedavi protokolü, postmenopozal dönem için geçerli bir protokoldür. Perimenopozal dönemde kullanıldığında, overlerdeki hormonal oynamalar nedeni ile ara kanamalar sık görülür ve hasta uyumunu bozar. Bu nedenle perimenopozal dönem içinde kesintili protokollerin tercih edilmesi gerekmektedir.

Tek başına devamlı östrojen, histerektomi geçirmiş kadınlarda uygulanan bir yöntemdir. Fakat yine de düşük doz karşılıksız östrojen tedavi protokolleri, özellikle ürogenital atrofileri düzeltmek amacı ile günümüzde kullanılabilmektedir. Klasik doz HRT uygulanacak ise endometrium bulunan kadınlarda mutlaka progesteron ilavesi yapılması gerekir. Histerektomi geçirenlerde progesteron ilavesini gerektiren özel durumlar da mevcuttur. Bunlar:

• Subtotal histerektomi geçiren ve rezidü endometrium kalmış olan hastalar

• Trigliserid düzeyleri yüksek olan kadınlar (Bu grupta özellikle 19 karbonlu progestagenler tercih edilmelidir)

• Endometrioid tip kist ya da tümör nedeni ile histerektomi geçirenler

• Endometriozis nedeni ile opere edilenler

• Endometrium kanseri nedeniyle opere edilip primer tedavisi tamamlanan ve HRT planlanan kadınlar

• Kemik doku üzerine daha fazla etki elde edilmek istenen hastalar (Bu grupta özellikle 21 karbonlu progestagenler tercih edilmelidir)

Hızlı Ulaşım
Marmara Üniversitesi Eğ.Araş.Hast.Pendik
  • Mail : tevfik@yoldemir.com
  • Mail: info@yoldemir.com
Bizi Facebook'da Bulun

Sağlıklı ve Mutlu Günler


    UYARI : Bu sitede yer alan bilgiler, insanları sağlıkları hakkında bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, tıbbı tedavinin mutlak surette bir hekim tarafından yapılması zorunludur.
    Bilgilerin yanlış veya uygunsuz kullanımından doğacak mağduriyetten, konu içeriğini yazan veya düzenleyen kişiler sorumlu değildir. Sitedeki bilgilere dayanılarak teşhis ve tedavi yapmayınız.
    Bu siteyi ziyaret etmek ve/veya siteye üye olmakla bunları kabul etmiş sayılırsınız.