KLİNİK DEĞERLENDİRME

Detaylı medikal ve aile öyküsü alınmalıdır. Fizik muayene, meme, pelvik, rektovajinal ve tiroid muayeneler dahil yapılmalıdır. Kan basıncı, kilo ve boy ölçülmelidir. Laboratuar testleri, Pap smear, mammografi, gaitada gizli kan, serum kolesterol düzeyleri, tiroid testleri dahil istenmelidir. Sağlıkla ilgili değişiklikler (ateş basmaları, uyku düzensizlikleri), cinsel hayat, psikososyal endişeler sorgulanmalıdır. Hastalık risklerini azaltmak için yaşam tarzı değişiklikleri anlatılmalıdır.

Menapozda kanser riski artmıştır. Özellikle akciğer, meme, rahim, yumurtalık, kalın bağırsak, deri kanseri riski açısından kadınlar değerlendirilmelidir.

1 Meme kanseri

Kadınların yaşamboyu meme kanseri olma riski sekizde birdir. Kırk yaşındaki bir kadının seksen yaşından önce meme kanseri olma riski %10’dur. Yetmiş yaşındaki bir kadının seksen yaşından önce meme kanseri olma riski ise %4’dür.

Eğer meme kanseri lokalize olarka tespit edilirse %97 beş yıllık yaşam şansı vardır. Kırk yaşın altında kanserlerin %10’u, elli yaşın altında da %15’i görülür. Meme kanseri için potansiyel risk faktörleri şunlardır:

· Meme, rahim, yumurtalık veya kalın barsak kanseri öyküsü

· Anne veya kızkardeşte meme kanseri öyküsü

· Oniki yaştan önce ilk adeti görme

· Geç menapoz

· Çocuk olmaması veya ilk çocuğu 30 yaş sonrasında doğurma

· Menapoz sonrası obesite

· Alkol tüketimi

· Egzersiz eksikliği

· Sebze ve meyveden az diyet

· Hormon tedavisini 5 yıldan uzun kullanma (?)

Kadınların aylık meme kontrolünü yapmaları ve kırk yaşından sonra yılda bir kez hekim tarafından muayene edilmeleri ve yıllık mamografi çektirmeleri önerilmektedir. Mammografi ve muayene için uygun zaman adet bitiminden hemen sonraki zamandır.

2 Rahim kanseri

Elli yaşındaki her yüz kadından üçü kalan yaşamlarında rahim kanserine yakalanabilir. Erken evrede yakalanan kadınlarda bir yıllık sağkalım %93, beş yıllık sağkalım da %95’dir. Risk faktörleri şunlardır:

· Obesite

· Diabet

· Safra kesesi hastalığı

· Infertilite

· İlk adeti erken görme

· Geç menapoz

· Çocuk sahibi olmama

· Uzun süreli adet görememe

· Yüksek tansiyon (?)

Kırk yaş sonrasında yılda bir kez pelvik muayene önerilmektedir.

 3 Anormal uterin kanama

Gebelik ve enfeksiyonlar kanama nedeni olabilir. Tiroid anormallikleri, prolaktin yüksekliği, düzensiz kanamaya neden olabilir. Myomlar, rahimağzı veya rahimdeki polipler, endometrial hiperplazi, rahimağzı kanseri kanama yapabilir. Tanı için yapılacak tetkikler; rahim içinden örnekleme, ultrasonografi, sonohisterogram, histeroskopi, dilatasyon ve küretajdır.

4 Rahimağzı kanseri

Rahimağzı kanseri erken evrede yakalanırsa beş yıllık yaşam şansı %91’dir. Risk faktörleri şunlardır:

· İnsan papilloma virüsü

· Erken yaşta cinsel ilişki

· Çok cinsel partner

· Sigara

· Çok cinsel partneri olan cinsel partner

· HIV pozitif durum

Kırk yaş üzerinde Pap smear incelemesi ile birlikte pelvik muayene ve rektal muayene önerilmelidir. Yıllık Pap smear incelemelerinde 3 sene normal çıkarsa tarama aralığı uzatılabilir ancak yıllık muayenelere devam edilmelidir. Pap smear incelemeleri bazı kadınlarda daha önemlidir:

· Sigara içen

· Korunmasız cinsel ilişkiye giren

· Pap smear’inde insan papilloma virüsü tespit edilen veya genital siğilleri olan

· HIV enfeksiyonu olan

5 Yumurtalık kanseri

Yumurtalık kanseri diğer kanserlerin yolaçtığı ölümlerden daha fazla ölüme neden olur. Bir yıllık yaşam şansı %78, beş yıllık ise %50’dir. Çocuk doğurmamış kadınlarda risk yaşla artar. Ailesel meme veya yumurtalık kanser öyküsü olanlarda risk artmıştır. Doğum kontrol hapı kullanmak, geçmiş gebelik ve tüplerin bağlanması hastalığa karşı koruma yapar. Kırk yaş sonrası yıllık pelvik muayene önerilmektedir.

6 Kolon kanseri

Kolon kanseri kadınlarda üçüncü sırayı almaktadır. Bir yıllık yaşam sansı %80, beş yıllık ise %61’dir. Erken evrede yakalanırsa beş yıllık yaşam şansı %90’dır ancak sadece %37’si erken dönemde tespit edilir. Risk faktörleri şunlardır:

· Yaş (40-45 yaşta belirgin artış olur)

· Ailesel kolon kanseri öyküsü

· Kolonda adenamatöz polip

· Enflamatuar barsak hastalığı

· Meyve ve sebze az tüketme

· Fiziksel hareketsizlik

· Yüksek yağ içeren lif içermeyen diyet

Elli yaşından sonra yılda bir kez rektal muayene ve gaitada gizli kan bakılmalıdır. Elli yaşından sonra her 3-5 yılda bir alt kalın barsak ve rektum sigmoidoskop ile kontrol edilmelidir. Yüksek riski olanlar daha sık test edilmeli veya kolonoskopi yapılmalıdır.

7 Kemik erimesi riskini değerlendirme

S: Menapoza girdiğimde kemiklerimde erime olacak mı? Olduysa nasıl anlayacağım?

C: Menapoz kemik erimesi açısından bir risk oluşturmaktadır. Diğer risk faktörleri de dikkate alınarak risk faktörü ve kemik yoğunluk ölçümünde azalma olan kişilere önelem almak gerekir.

Değerlendirmenin amacı kadının kemik erimesi veya buna bağlı kırık riskini, kemik erimesi olup olmadığını, kemik erimesine neden olabilecek sekonder durumları, kemik erimesinin şiddetini belirlemektir. Klinik risk faktörleri şunlardır:

  • Birinci dereceden aile üyesinde kemik erimesi
  • Zayıf yapı
  • Sedanter yaşam
  • Kalsiyumdan fakir diyet
  • Sigara, alkol, kafein
  • Adet görememe
  • Erken menapoz
  • İlaçlar (kortikosteroid, epilepsi ilaçları, pıhtılaşmayı önleyici ilaçlar, heparin)
  • Hastalıklar (Tirotoksikoz, Cushing hastalığı, Romatoid artirit, Anoreksia nervoza, kronik karaciğer hastalığı, kronik böbrek hastalığı, peptik ülser)

Laboratuar incelemesinde tam kan sayımı, sedimentasyon hızı, serum kalsiyum seviyesi, serum alkalen fosfat seviyesi, tiroid fonksiyon testlerine bakılmalıdır.

Kemik mineral yoğunluk ölçümü, tanı için mevcut en iyi metoddur. Altmış yaş üzerindeki kadınlarda kalça istenilen bölgedir. Erken postmenapozal dönemde ise kemik kaybı omurgada daha hızlıdır ve ölçüm için bu bölge tercih edilir. Erken yaştaki kemik yoğunluk azalması klinik olarak önemlidir çünkü yaşam boyunca kadın yoğunluk kaybetmeye devam edecektir. Ancak ileri yaşta yoğunluk azalması kemik kırığı riski açısından klinik önem taşır. Omurga kırığı olan bir kadında, aynı kemik yoğunluğu olan ancak kırığı olmayan bir kadına göre, başka omurga kırığının olma şansı 4 kat, kalça kırığının olma şansı da 2 kat artmaktadır.

Postmenapozal dönemde tüm kadınlara kemik yoğunluk ölçümü yapılmalıdır. Tedavilerin etkinliği için takipler arası yeterli ara (12-18 ay) verilmelidir. Aşağıdaki durumlarda tedavi başlanmalıdır:

· Kemik erimesi risk faktörü olmayan, kemik yoğunluğu ileri derece azalmış 65 yaşından genç postmenapozal kadın

· En az bir kemik erimesi risk faktörü olan, kemik yoğunluğu az derece azalmış 65 yaşından genç postmenapozal kadın

· Kemik kırığı öyküsü olmayan, kemik yoğunluğu ileri derece azalmış 65 yaşından büyük postmenapozal kadın

Aşağıdaki tedavi almayan kadınlarda 3-5 yılda bir kemik yoğunluk ölçümü gerekmektedir:

· Kemik erimesi risk faktörü olmayan, kemik yoğunluğu az derece azalmış 65 yaşından genç postmenapozal kadın

· En az bir kemik erimesi risk faktörü olmayan, kemik yoğunluğu az derece azalmış 65 yaşından genç postmenapozal kadın

· Kemik kırığı öyküsü olmayan, kemik yoğunluğu az derece azalmış 65 yaşından büyük postmenapozal kadın

Kemik döngüsünün biyokimyasal belirteçleri kemik erimesi tanısını koyamaz, kemik yoğunluğunu tahmin edemez ve kırık riskini öngöremez. Ancak bu testler tedaviye olan cevabı, kemik yıkım hızını ölçebilir. Menapozda hem kemik yıkım hem de yapım biyokimyasal belirteçleri %30-100 oranında artış gösterir, hormon tedavisi sonrası azalır.

8 Kardiovasküler riski değerlendirme

Kardiovasküler hastalık gelişimindeki risk faktörleri, sigara, diabet, hipertansiyon, obesite ve lipid yüksekliğidir. %30’dan daha fazla kilolu olmak kişiyi kalp hastalığı açısından riske sokar. Diabeti olan kadınlar olmayanlara göre 2-3 kat daha fazla enfarktüs riski taşır.

9 Kan basıncı ölçümü

140/90 mm Hg üzerindeki kan basıncının kalp hastalığı ile ilişkisi vardır. Yaş ile yüksek tansiyon daha sık görülür. Ellibeş yaş üzerinde kadınların %50’si etkilenir. Yağ alınımını, alkol ve tuzu kısıtlama, düzenli egzersizlere başlama, kiloyu kontrol etme kan basıncını düzenler.

10 Lipid ölçümleri

S: Kolesterolüm yüksek çıkıyor kaç senedir. Bunu nasıl düşürebilirim?

C: Menapoz döneminde kolesterolün yüksek olması tedavi gerektiren durumlardan biridir. Yüksek tansiyon ve kolesterolün damarlara hasar verdiği kanıtlanmış, kontrol edildiğinde bu sorunların azaldığı gözlenmiştir. Dolayısıyla kolesterol düşürücü ilaç kullanmak, diyet ve egzersiz yardımcı olacaktır.

Kadınların içte birinden fazlasında kolesterol seviyeleri onları kalp hastalığı riskine sokar. Total kolesterol seviyesindeki %25 azalma kalp hastalığını %50 azaltır. Peri ve postmenapozal kadınlarda standart kan testleri, aç olmadan alınan total kolesteroldür. Total kolesterol yüksek ise veya düşük HDL, yüksek trigliserid ve düşük dansiteli lipoproteinden şüphe ediliyorsa total lipid taraması- yüksek dansiteli lipoprotein, düşük dansiteli lipoprotein ve trigliserid- bakılır. Total kolesterolun yüksek dansiteli lipoproteine oranı koroner arter hastalığı için iyi bir prediktiftir. Oran <3 iken risk %5.6 ve oran >9 iken 23.1dir.

11 Vulvovajinal sağlığın değerlendirilmesi

Östrojen kaybına bağlı vajinal atrofi şikayetlerin temelini oluşturur. Ancak diğer olası durumların ekarte edilmesi gerekir. Enfeksiyonlar, temizlik ajanlarına karşı allerji veya hassasiyet kaşıntıya, irritasyona neden olabilir.

12 İdrar kaçırmanın değerlendirilmesi

Kırkbeş altmışbeş yaş arasındaki kadınların %40’ı idrar kaçırmaktadır. Kişinin yaşı, medikal anamnezi, tedaviden beklentileri ve inkontinans tipine göre tedavi planlanır. Anamnez, fizik muayene, mental, fonksiyonel ve çevresel faktörlerin değerlendirilmesi gerekir. İnkontinansın başlangıcı, sıklığı, şiddeti belirlenmelidir. İşeme cetvelleri işeme zamanı ve paternini göstermekte faydalıdır. Sorulması gereken anahtar sorular şunlardır:

  • Beklenmeyen bir anda idrar kaçırır mısınız?
  • Güldüğünüzde, öksürdüğünüzde veya hapşırdığınızda, ağır kaldırırken, yürürken idrar kaçırır mısınız?
  • Banyo veya tuvalete giderken yolda idrar kaçırır mısınız?
  • Gece yatağı ıslatır mısınız?
  • Banyoya sık gitmenizin nedeni altınızı ıslatmanız mı?
  • İdrar toplamak için ped veya abzorban ürünler kullanır mısınız?

İdrar semptomları problemin nedenine yönelik muhtemel ipuçları verir. İdrar retansiyonu altta yatan ciddi bir hastalığın belirtisi olabilir. İdrar retansiyonu olan bir hasta alt karın ağrısından şikayet edebilir ve aşırı idrar yapma arzusunda olabilir ve mesanesini tam boşaltamamış hissine kapılabilir. Nörolojik yaralanma (omurilik yaralanmaları) olan hastalarda minimal veya hiç ağrı olmayabilir.

İlgili idrar semptomları ve alışkanlıkları yönünden kişi sorgulanmalıdır. Semptomlar tıkayıcı veya irritatif olarak sınıflanır. Tıkanma semptomları, damlama, aralıklı işeme, işeme hızında bozukluk, işeyememe ve tam boşaltamama hissidir. İrritatif semptomlar ise gece idrara kalkma, idrara sıkışma, sık idrara çıkma, dizüridir. İrritatif semptomlar davranış ve ilaç tedavileri ile kontrol edilebilir. Enfeksiyonu dışlamak için idrar tahlili istenmelidir. Eksternal genitalia, vajen ve pelvik organlar muayene edilmelidir. İrritatif semptomları olan kadınlarda uretral veya vulvar eritem olabilir. Pelvik organ prolapsusu inkontinans yapabilir. Valsalva ile stres inkontinansı olan kadınlar idrar kaçırabilir.

Fizik muayenede, mesane ve bağırsak fonksiyonları değerlendirilmelidir. Yaşlı kadınlarda klasik fizik muayeneden uyarlamalar yapmak gerekir. Karın muayenesi ve barsakları dinlemeyi dikkatli yapmak gerekir. Urogenital muayenede perine, vulva, vajen incelemesi iyi ışık altında yapılmalıdır. Mesane dolu ise stres manevraları ile idrar kaçışının miktarı belirlenmelidir. Parmaklarla muayene ile pelvik taban kaslarının gücü belirlenmelidir. Pelvik organ sarkması değerlendirilmelidir. Anal refleks bakılmalı, rektal sarkma varlığı incelenmeli, makaddan muayenede anal sfinkter kas tonusu değerlendirilmelidir. Mesane günlüğü önemli bilgi vermektedir. Mesane günlüğü gerekli tanı belirteçlerini kaydeder:

  1. işeme zamanı ve miktarı ve idrar kaçırma dönemleri
  2. idrar kaçırma dönemleri ile birlikte görülen veya tetikleyen durumlar
  3. idrar yapma isteği varlığı
  4. sıvı alımı
  5. gündüz ve gece işemelerinin sayısı ve dağılımı
  6. günde kullanılan ped sayısı ve tipi
  7. bağırsak paterni

Hızlı Ulaşım
Marmara Üniversitesi Eğ.Araş.Hast.Pendik
  • Mail : tevfik@yoldemir.com
  • Mail: info@yoldemir.com
Bizi Facebook'da Bulun

Sağlıklı ve Mutlu Günler


    UYARI : Bu sitede yer alan bilgiler, insanları sağlıkları hakkında bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, tıbbı tedavinin mutlak surette bir hekim tarafından yapılması zorunludur.
    Bilgilerin yanlış veya uygunsuz kullanımından doğacak mağduriyetten, konu içeriğini yazan veya düzenleyen kişiler sorumlu değildir. Sitedeki bilgilere dayanılarak teşhis ve tedavi yapmayınız.
    Bu siteyi ziyaret etmek ve/veya siteye üye olmakla bunları kabul etmiş sayılırsınız.