MEME KANSERİ

Hücre tipi, yerleşim ve invazyon derecesi ile sınıflandırılan meme neoplazmı. Meme kanseri kanser ölümlerinin yaklaşık %18 ‘inden sorumludur ve ortalama yıllık araba kazasında ölenler ile aynı sayıda ölümle sonuçlanır. Yaşam boyu risk 1/10 ‘dur. Yıllık 185,000 yeni olgu, 48,000 ölüm söz konusudur. Kabaca her 3 dakikada yeni bir meme kanseri olgusu tanı alır ve her 11 dakikada bir meme kanserinden ölüm olur. Meme kanserlerinin tümünün %85 ‘i 40 yaşından, %75 ‘i 50 yaşından sonra görülür. BRCA-1 gen mutasyonlu kadınlar, %60 yaşam boyu meme kanseri riskine sahiptirler. Meme kanseri olgularının yalnızca %20 ‘si meme kanseri aile öyküsü taşır.

Risk faktörleri: Birinci derece akrabalarında meme kanseri (rölatif risk [RR]=2.3, bilateral hastalıkta RR=10.5), orta miktarda alkol kullanımı (>3-5/gün, RR=1.41), erken menarş, geç menopoz, nulliparite veya geç ilk gebelik (>30 yaş), önceden meme kanseri öyküsü (%15/yıl), östrojen kullanımı (RR=1.12). Yaşları 30-54 arasında olan meme kanserli olguların yalnızca %21 ‘inde saptanabilen bir risk faktörü vardır.

Semptom ve Bulgular

  • Palpe edilebilen kitle,%60 ‘ı üst dış kadranda yerleşmiş (%55),
  • Abnormal mammogram, palpe edilen kitle olmaksızın (%35),
  • Deri değişikliği - renk veya çukurlaşma (peau d’orange=portakal kabuğu görünümü)
  • Memebaşında geri çekilme (memebaşı akıntısı [kanlı veya diğer]), deri değişiklikleri veya ülserasyon geç oluşur ve kötü prognoza işarettir.
  • Aksillada kitle

Tam kan sayımı, tanı konulduğunda karaciğer ve kemik enzimlerinin değerlendirilmesi gerekir.

Mamografi (tüm tümörlerin %80 ‘ini saptar), ultrasonografi (solid ve kistik kitlelerin ayrımında yardımcıdır, tanı konulduğunda kemik sintigrafisi ve göğüs radyografisi yardımcı tetkiklerdir.

Meme kitlesindeki hücrelerin ince iğne aspirasyonu malignitenin histolojik doğrulanmasını sağlar ve direkt nihai tedaviye yardımcı olur.

Tüm meme kanserlerinin ¼ ‘i rutin muayene sırasında saptanır. Radyografik kontrol olsun ya da olmasın eksizyonel biyopsi yalnızca son tanıyı verir.

Evre I ve II hastalıkta Adjuvan kemoterapi (siklofosfamid, Metotreksat, Florourasil, Antrasiklinler, ve taksanlar, tek ajan veya kombinasyon halinde) düşünülür.

Eşlikçi veya tedavi edici radyasyon tedavisi sıklıkla önerilir. Hücre bölünmesinde rol oynayan yüzey proteinlerini baskılayıcı ajanlar henüz geliştirilme aşamasındadır. Bu yaklaşımın bir örneği, Yiyecek ve İlaç Yönetimi (Food and Drug Administration, FDA) tarafından 1998 ‘de onaylanan trastuzumab (Herceptin) ‘dir.

Pek çok çalışma, östrojen tedavisinin, meme kanseri için tedavi gören hastalarda aslında mortaliteyi azaltabildiğini ileri sürmektedir.

Meme kanseri direkt infiltrasyon dışında vasküler ve lenfatik yollardan yayılır. Giderek artan bir meyil olarak meme kanseri multifokal hastalık olarak görülmektedir. Meme kanseri sağ kalımı hücre tipinden çok tümörün büyüklüğü ve hastalığın evresine bağlıdır. Evreye göre 10 yıllık sağkalım: evre I %95, evre II %40, evre III %15, evre IV (metastatik) %0.

Hızlı Ulaşım
Marmara Üniversitesi Eğ.Araş.Hast.Pendik
  • Mail : tevfik@yoldemir.com
  • Mail: info@yoldemir.com
Bizi Facebook'da Bulun

Sağlıklı ve Mutlu Günler


    UYARI : Bu sitede yer alan bilgiler, insanları sağlıkları hakkında bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, tıbbı tedavinin mutlak surette bir hekim tarafından yapılması zorunludur.
    Bilgilerin yanlış veya uygunsuz kullanımından doğacak mağduriyetten, konu içeriğini yazan veya düzenleyen kişiler sorumlu değildir. Sitedeki bilgilere dayanılarak teşhis ve tedavi yapmayınız.
    Bu siteyi ziyaret etmek ve/veya siteye üye olmakla bunları kabul etmiş sayılırsınız.