MENAPOZAL KADINLARDA METABOLİK SENDROM

Metabolik sendrom, kardiovaskuler risk faktörlerini ve yüksek kan basıncı, merkezde dağılan obesite, dislipidemi ve glukoz tolerans ve insulin direncinde kötü değişiklikleri kapsayan metabolik anormallikleri içermektedir. Diğer katkısı olan faktörler sempatetik tonusta, endotel disfonksiyonu ve vaskuler enflamasyonda artıştır. Metabolik sendromun güncel tanımı tartışmaya açık olsa da en yeni olan Uluslar arası Diabet Cemiyeti tarafından önerileni metabolik sendromun diabet olasılığını 5 kat ve kardiovaskuler hastalıktan ölüm olasılığını 3 kat arttırdığını belirtmiştir.

Menapoz sonrası kadınlar metabolik sendromun özelliklerini artarak göstermektedir, bu da artmış kardiovasküler riskin bir kısmını açıklayabilir. Hormon replasman tedavisi almayan kadınlarda kilo alma çok sıktır. Özellikle menapoz artmış viseral yağlanma ile ilişkilidir ve artmış kalça-bel oranına neden olur. Dolayısıyla postmenapozal kadınların yağ dağılımı obez erkeklerde görülen ile aynıdır. Aşırı kiloda olmak veya vücut kütle indeksinin (VKI) 27-35 kg/m2 arasında olması insulin duyarlılığını olumsuz etkilemektedir. VKI’nin ayarlanması sonrası düşük insulin duyarlılığı yüksek el-kalça oranı ile ilişkilidir. Artmış VKI ayrıca kan basıncını ve özellikle sistolik basıncı arttırır ve bu kadınlarda erkeklerden daha belirgindir. Sistolik kan basıncının diastolik basınca göre olumsuz kardiovasküler sonuçlar açısından daha önemli belirteç olması nedeniyle bu artışın klinik etkisi oldukça belirgindir. Menapoz tek başına insülin direncini arttırır ve durum artmış BMI ve kan basıncı ile daha da bozulur. Insülin direncindeki artışa neden olan mekanizmalar ve metabolik sendromun diğer elemanları aile olan bağlantılar tam anlaşılmamıştır ancak renin-angiotensin-aldosteron sistemi merkezi role sahip olabilir.

Metabolik sendrom tip 2 diabetin öncülüdür ve kardiovasküler riski arttırır. Diabet oluşunca kardiovasküler risk kadınlarda erkeklerden daha fazladır. Erkeklerde diabet kardiovasküler hastalık riskini iki katına çıkartır ancak kadınlarda risk üç kat artar.

Önemli kardiovasküler risk faktörlerinden yüksek tansiyon yaşla birlikte hem erkek hem de kadında artar (51). Burada da cinsiyet farklılıkları vardır: Kadınlar yaşlandıklarında özellikle sistolik hipertansiyon görülür. Yaşla ilişkili kan basıncındaki bu artış menapoz ile alevlenir ve prevalans 65-74 yaşlarında 45-54 yaşlarındakinden 3 kat fazladır.

Eğer hem diabet hem de hipertansiyon varsa kadınlarda erkeklerden daha fazla mortalite riski vardır. Yaş, merkez, BMI, sigara kullanımı ve kolesterol konsantrasyonuna göre düzeltildikten sonra kardiovasküler hastalıktan ölümün rölatif riski diabeti ve hipertansiyonu olan kadınlarda en yüksek bulunmuştur.

Hızlı Ulaşım
Marmara Üniversitesi Eğ.Araş.Hast.Pendik
  • Mail : tevfik@yoldemir.com
  • Mail: info@yoldemir.com
Bizi Facebook'da Bulun

Sağlıklı ve Mutlu Günler


    UYARI : Bu sitede yer alan bilgiler, insanları sağlıkları hakkında bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, tıbbı tedavinin mutlak surette bir hekim tarafından yapılması zorunludur.
    Bilgilerin yanlış veya uygunsuz kullanımından doğacak mağduriyetten, konu içeriğini yazan veya düzenleyen kişiler sorumlu değildir. Sitedeki bilgilere dayanılarak teşhis ve tedavi yapmayınız.
    Bu siteyi ziyaret etmek ve/veya siteye üye olmakla bunları kabul etmiş sayılırsınız.