PELVİK RELAKSASYON

Pelvik relaksasyon jinekologların sık karşılaştığı problemlerden birisidir. Pelvik relaksasyon üretra, vezika,uterus vagina ve onun üst-arka duvar ve rektumun alt-ön duvarındaki fasyalar ile bağlardan oluşan pelvik destek dokunun gevşemesine bağlı olarak ortaya çıkan çeşitli anatomik bozukluklardır. Klinik pratikte üretrosel, sistosel, uterus prolapsusu, vagina kubbesi prolabsusu, enterosel ve/veya rektosel olarak karşımıza çıkar. Pelvik organların yer değiştirmesi genital traktus, üriner traktus ve distal intestinal traktusa fonksiyon bozukluklarına yol açabilir ve hastanın yaşam kalitesinde belirgin bir düşme ortaya çıkabilir. Dolayısıyla pelvik relaksasyonun tedavisi de jinekoloji pratiğinde önemli miktarda kişinin yaşam huzuruna hizmet edilmesi anlamına gelir.

İyi bir cerrahi tedavi yapabilmek için pelvisin bağ dokusunun anatomik yapısını çok iyi bilmek gereklidir. Pelvisin destek dokusunun normal anatomisi yıllar süren çalışmaların sonucunda bugün kabul edilen şekle ulaşmıştır (bkz. pelvik anatomi bölümü). Pelvik destek doku, ürogenital diyafragma, puboüretral bağ, levator kası, perine kasları, uterosakral ve kardinal (Makenrodt bağı) bağ ve endopelvik fasyadan meydana gelmiştir. Uterusun asıl destek dokusu, endopelvik fasyanın daha yoğunlaşarak oluşturduğu kardinal ve uterosakral bağlardır. Bunlar pelvisin yan duvarındaki kaslar ve sakrumun üzerindeki fibröz dokuya yapışırlar. Pelvik diyafragmayı levator ani ve koksigeus kası ve bağ dokusu oluşturur. Bu dokular pelviste geniş ve çukur bir döşeme meydana getirirler. Ürogenital diyafragma ise, pelvik diyafragmanın altında, esas olarak üretranın senfiz pubis arkasına sağlamca tutunmasını sağlayan bir yapıdır. Üretra, vagina ve rektum pelvik döşemenin en fazla kuvvete maruz kaldığı en zayıf noktalarından olup, sarkma eğilimindedir. Valsalva manevrası yaptırıldığında relakse pelvik yapılar rahat bir şekilde ortaya çıkar.

Uterus prolapsusu gençlerde ve doğum yapmamış kişilerde de (%2) görülebilse de, ortaya çıkmasındaki en önemli neden vaginal doğumdur. Multiparite, çoğul doğum, iri bebek doğurma, müdahaleli doğum, doğumda oluşan perine yırtıkları, intraabdominal basıncı kronik olarak arttıran kronik öksürük, obezite v.b. etyolojide rol oynar. Daha önce jinekolojik bir ameliyat geçirmiş olanlarda pelvis statiğini bozduğu için daha sık rastlandığı ileri sürülür.

Hızlı Ulaşım
Marmara Üniversitesi Eğ.Araş.Hast.Pendik
  • Mail : tevfik.yoldemir@marmara.edu.tr
  • Mail: info@yoldemir.com
Bizi Facebook'da Bulun

Sağlıklı ve Mutlu Günler


    UYARI : Bu sitede yer alan bilgiler, insanları sağlıkları hakkında bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, tıbbı tedavinin mutlak surette bir hekim tarafından yapılması zorunludur.
    Bilgilerin yanlış veya uygunsuz kullanımından doğacak mağduriyetten, konu içeriğini yazan veya düzenleyen kişiler sorumlu değildir. Sitedeki bilgilere dayanılarak teşhis ve tedavi yapmayınız.
    Bu siteyi ziyaret etmek ve/veya siteye üye olmakla bunları kabul etmiş sayılırsınız.