POLİKİSTİK OVER SENDROMUNDA KILLANMA TEDAVİSİ

Androjen yapımını baskılamak, androjen reseptörlerini bloke etmek veya testosteronun dihidrotestosterona dönüşümünü 5a-reduktazı inhibe ederek azaltmak medikal tedavinin amacıdır.

Oral kontraseptif ilaçların progesteron komponenti hipofizden LH salınımını baskılar bu da ovaryen androjen yapımını azaltır. Progestinler adrenal DHAS yapımını da azaltırlar. Oral kontraseptif hapların östrojen komponenti SHBG yapımını arttırır ve serbest testosteron miktarını azaltır. Düşük doz östrojen içeren formulasyonların hepsi düşük androjenik etkiye sahiptir ve akne ve hisrsutizm tedavisinde aynı etkinliktedir. Anormal siklusları olanlar için iyi tercihtirler ancak hirsutizm için en etkin tedavi değildirler.

Gonadotropin salgılayan hormon agonistleri

Uzun etkili GnRH analoğu ovaryen androjen yapımını süprese eder. Bu sirkülasyondaki testosteron ve androstenedion seviyelerini adrenal androjenleri etkilemeden azaltır. PKOSlu kadınların GnRH agonistleri ile tedavi edilmesinin hirsutizmi iyileştirdiğini gösteren çalışmalar vardır. Löprolid asetat ile birlikte östrojen/progestin tedavisi kullanılması sadece oral kontraseptif hap kullanılmasına göre hirsutizm iyileşmesi üzerine daha hızlı ve tam etki sağlamaktadır. GnRH kullanımının oral kontraseptife göre daha iyi olduğunu bildirenler vardır. GnRHa ve oral kontraseptif, sadece GnRHa veya sadece oral kontraseptif kullanımları arasında fark olmadığını bildiren yayın da bulunmaktadır. GnRH agonisti kullanımı sırasındaki hüpoöstrojenizm ve tedaviyi bıraktıktan sonra hirsutizmin geri gelmesi nedeniyle tedaviye doğum kontrol hapı eklemek avantajlıdır. Bu şekilde kemik erimesi ve vazomotor semptomlar önlenecektir GnRHa kesildikten sonra oral kontraseptiflerin devamı hirsutizmin hızlı dönüşünü önleyecektir.

Glukokortikoidler

Geç başlayan konjenital adrenal hiperplazi veya fonksiyonel adrenal hiperandrojenizme sekonder hirsutizm, günaşırı alınacak 5 mg prednizolon veya 0.25 mg deksametazona cevap verebilir.

Androjen reseptör antagonistleri

Siproteron asetat testosteron ve dihidrotestosteron reseptör bağlanmasında kompetitif inhibitördür. Progestasyonel ve zayıf glukokortikoid özellikleri de vardır.

Spironolakton aldosteron reseptörünün kompetitif inhibitörüdür. Saç foliküllerindeki androjen reseptörlerini bloke eder. Sitokrom p450 üzerinden androjen yapımını inhibe eder ve 5a-redüktaz aktivitesini inhibe eder. Tedaviye 200mg/gün doz ile başlanır ve en az 3-6 ay devam edilir. En sık yan etki düzensiz vajinal kanama, poliüri ve yorgunluktur.

Antiandrojen olan spironolakton’un esas etkisi androjen reseptörlerini bloke etmektir. PKOS’da kullanımında denetim az da olsa 50-100 mg dozlarda kısa ve uzun dönem alınımlarda güvenlidir. Spironolakton kıl büyümesi ve hasta kabulu açısından metformine göre daha iyi bir tercihtir.

Flutamid nonsteroidal antiandrojendir, androjen reseptörlerinde etki eder. Günlük 250 mg flutamid kullanımı günlük 100 mg spironolakton ile hirsutizm üzerine aynı etkiyi yapmaktadır. Şiddetli hiperandrojenizm veya alopesisi olan hastalar flutamide spironolaktondan daha iyi cevap verir. En sık yan etkiler kuru cilt ve artmış iştahtır. İlaca bağlı nadir hepatit bu ilacın kullanımını sınırlamaktadır.

Antiandrojenlerin uzun süreli kullanım etkileri bilinmemektedir. Bazı meme kanseri hücreleri androjen reseptörleri içerir ve androjenler in vitro meme kanseri proliferasyonunu inhibe ederler. Bu etki antiandrojenik hidroksiflutamid ile inhibe edilir. Uzun süreli antiandrojenlerin kullanımı meme dokusuna etkileri bilinmemektedir.

5a-redüktaz inhibitörleri

Finasterid testosteronun aktif metaboliti dihidrotestosterona dönüşümünü azaltır. 5 mg/ gün 3-6 ay kullanılması hirsutizm skorlarını azaltığı gösterilmiştir. Bu etki eş zamanlı kullanılan oral kontraseptif haplar ile daha kuvvetlenmektedir.

Insülin hassaslaştırıcı ajanlar

PKOSlu kadınlarda günde 600mg troglitazon kullanımı hirsutizm skorlarında %15 azalma sağlamıştır. Metformin PKOSlu kadınlarda hirsutizm skorlarını %15 azaltmıştır.

Medikal olmayan tedaviler

Oral kontraseptifler ve antiandrojenler ile medikal tedavi yeni kıl yapımını azaltacaklardır ancak mevcut olan kıllara hemen etki yapamazlar. Bu yüzden farklı mekanik kıl temizleme yöntemleri medikal tedavilerle kullanılmalıdır.

Traş olma

Hızlı, basit ve ucuz bir yöntemdir ancak kıl hızla tekrar büyür ve kozmetik olarak bayanlarda yüzde kullanılması tercih edilmez.

Epilasyon

Kılın kökünden alınmasını sağlar. Kıl büyümesinin hızını veya süresini değiştirmez ancak tekrarlayan koparma ile matrikse kalıcı hasar nedeniyle ince kıla neden olur. Geçici bir yöntemdir ve pahalıdır.

Depilatörler

Kimyasal depilatörler traş olmaktan biraz daha uzun etkilidir. Kıldaki disulfid bağlarını kırarak etki yaparlar. Tedavi kesildikten kısa bir süre sonra etkisi kaybolur.

Elektroliz

Kıl kökünün elektrik akımı ile yok edildiği kalıcı bir çözümdür. Aylar süren yavaş bir tekniktir. Dolayısıyla ufak ve lokalize kıl büyüme alanları için kullanılır. En iyi ellerde bile tedavi edilen kıllar %15-25 oranında tekrar büyür. Yan etkileri lekelenme, iz kalması ve lokal enfeksiyonlardır.

Lazer

Lazer selektif fototermoliz ile kıl kökünü selektif olarak harabeder. Spesifik bir hedef belirlenir. En sık kullanılan hedef kıl köklerinde yüksek konsantrasyonda bulunan melanindir. Etraf dokulara hasar vermeden kıl kökünün harabiyetini sağlar. Epidermiste melanin vardır ve lazer sistemlerinin epidermisin termal hasardan koruyacak ekipman ile donatılması gerekir.

Fotodinamik tedavi

Işık ve kimyasal foto-hassaslaştırıcıların kıl köklerinde kalıcı hasar yaratmasını sağlayan yöntemdir. Aminolevulinik asitin (ALA) topikal kullanılması, potent foto-hassaslaştırıcı olan kıl kökündeki protoporfirin IX sentezini arttırmakta, kırmızı ışıkla aktivasyonu da serbest oksijen radikalleri oluşumuna ile hücre membran yıkımı yapacaktır. Bu tedavi halen gelişme aşamasındadır.

Hızlı Ulaşım
Marmara Üniversitesi Eğ.Araş.Hast.Pendik
  • Mail : tevfik.yoldemir@marmara.edu.tr
  • Mail: info@yoldemir.com
Bizi Facebook'da Bulun

Sağlıklı ve Mutlu Günler


    UYARI : Bu sitede yer alan bilgiler, insanları sağlıkları hakkında bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, tıbbı tedavinin mutlak surette bir hekim tarafından yapılması zorunludur.
    Bilgilerin yanlış veya uygunsuz kullanımından doğacak mağduriyetten, konu içeriğini yazan veya düzenleyen kişiler sorumlu değildir. Sitedeki bilgilere dayanılarak teşhis ve tedavi yapmayınız.
    Bu siteyi ziyaret etmek ve/veya siteye üye olmakla bunları kabul etmiş sayılırsınız.