STRES KISIRLIĞA NEDEN OLABİLİR Mİ ?

Tarihsel bir şekilde, kısırlık, özellikle ‘fonksiyonel’ kısırlık, çiftin her ikisinde veya birinde anormal fizyolojik fonksiyona isnat edilmiştir. 1940 ve 1950’lerde yapılan ilk çalışmalar, vakaların en az %50’sinin nedeninin ‘psikojenik kısırlık’ olduğunu göstermiştir. 1960’ların sonlarına doğru, kısırlığın nedeninin fizyolojik ve duygusal faktorlerden kaynaklandığına inanılmıştır. Psikojenik kısırlık bilinç altında oluşmuş seksüel hisse karşı oluşan anksiyete, anne olma isteğinde kararsızlık, çözülmeyen kendince oluşturulmuş cezalandırma gibi yapılandırılmış çelişki veya cinsiyet kimliğinde olan çelişki nedenleriyle oluştuğu düşünülen bir durumdur. Allah’tan, reprodüktüf endekrinoloji ve tıbbi teknoloji bir o kadar da fizyolojik araştırmalar kısırlığın temeli olan psikopatolojinin önemini tekrar belirtmiştir ve modern araştırmalar kişilik faktörleri veya kısırlığa yol açan çelişkilerin rol oynadığı destekleyen kanıtı göstermiştir.

Biyolojik olarak, hipotalamusun strese karşı olan cevapları ve seks hormonlarını kontrol ettiği bilindiğinden beri, stresin bazı kadınlarda nasıl kısırlığa yol açtığını anlamak daha kolay olmuştur. Hatta aşırı stres mensturel siklusu tamamen süprese edebilir ve bu sıklıkla kadın maraton koşucularında, ki bunlarda koşucu amenoresi gelişir, vardır. Daha az ağır olan vakalarda, anovulasyona ve irregüler mesturel siklusa yol açabilir. Stresin arttığı zamanlarda, hipofiz bezinden daha fazla prolaktinsalınır ve bu artmış salınım irregüler ovulasyona neden olabilir.kadın reprodüktif yolunun katekolamin reseptörleri içermesi nedeniyle, strese cevap olarak oluşan katekolaminler potansiyel olarak fertiliteyi etkileyebilir, örneğin, fallop tüpünde gametlerin transporte edilmesine müdahele ederek veya uterin kan akımını değiştirerek.

Buna rağmen, çok kompleks mekanizmalar rol alabilir ve araştırmacılar hala tam olarak stresin nasıl reprodüktif sistemi etkilediğini anlamış değildir. Son 20 yıl boyunca, psikonöroimmunolojinin yeni alanında zihnin nasıl bedeni etkilediği üzerinde durulmuştur. Araştırma beynin duygulara cevap olarak oluşan nöropeptid diye adlandırılan özel molekülleri ürettiğini ve bu peptidlerin immün sistemi de içine alan vücudun her bir hücresiyle ilişkili olduğunu göstermiştir. Bu yüzden stresin fertiliteyi etkilemesi pek de sürpriz değil.

Stres sperm sayısını da azaltabilir. Araştırmacılar ayrıca bir grup kronik stres altında olan marmoset maymunlarında önemli derecede olan düşük semen volümünü ve sperm konsantrasyonunu da göstermişlerdir ve bu değişiklikler düşük konsantrasyondaki LH ve testosterona (ki bunlar stres gruplarında düşüktür.) isnat edilmiştir.

Bu direk etkilere ek olarak, stres ayrıca libidoyu da süprese edebilir, erektil disfonksiyona neden olabilir ve koitusun sıklığında azalmaya neden olabilir, sonuçta bunlar da fertiliteyi azaltır. Ayrıca, bir çok kadın kısırlığın oluşturduğu stres nedenli aşırı yemek yemeye başlar. Artan yağ hüceleri hormonal dengeyi bozar, bu da durumu daha da kötüye götürür.

Çalışmalar kısır çiftlerin fizyolojik disfonksiyonlar ve hatta psikolojik anormalliklerinin (depresyon veya anksiyete) olduğunu gösterirken, bu işin tavuk ve yumurta hikayesine benzediğini gösterir. Buna rağmen, çoğu insan çiftleri suçlamaya başlar ve çoğu çift maruz kaldıkları stresin onları kısır yaptığını inanmaya başlar.

Kurban bulup suçlamak popülerdir - özellikle fertilite ve kadınlar söz konusuysa – ve onları bu konuda desteklemek varken, çiftler tamamiyle asılsız ve istenmeyen tavsiyelere maruz kalırlar. Bir çok IVF tercih eden çift sonucu garanti gördüklerinden bir rahatlarlar. Fakat, sonuç olumsuzlukla sonuçlanırsa stresleri daha da artar.

Stres ve kısırlığın sıklıkla sirküler bir ilişkisi vardır ve birbirlerini agreve ederler ve bir kısır döngüye girerler. Kendi kısır durumları nedeniyle stres altında olan infertil çiftler kısır olmalarından dolayı kendilerini suçlamaya başlarlar. Bu stres seviyelerini daha da artırır ve problemi daha da agreve etmiş olur. ‘Stres hastalığa neden olur, hastalık daha çok strese neden olur, o da daha da çok hastalığa…

Hızlı Ulaşım
Marmara Üniversitesi Eğ.Araş.Hast.Pendik
  • Mail : tevfik.yoldemir@marmara.edu.tr
  • Mail: info@yoldemir.com
Bizi Facebook'da Bulun

Sağlıklı ve Mutlu Günler


    UYARI : Bu sitede yer alan bilgiler, insanları sağlıkları hakkında bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, tıbbı tedavinin mutlak surette bir hekim tarafından yapılması zorunludur.
    Bilgilerin yanlış veya uygunsuz kullanımından doğacak mağduriyetten, konu içeriğini yazan veya düzenleyen kişiler sorumlu değildir. Sitedeki bilgilere dayanılarak teşhis ve tedavi yapmayınız.
    Bu siteyi ziyaret etmek ve/veya siteye üye olmakla bunları kabul etmiş sayılırsınız.