TEDAVİDE KULLANILAN İLAÇLAR

Klomifen Sitrat: Klomifen ağızdan tablet şeklinde kullanılan ve kan östrojen seviyeleri normal olan hastalarda seçilmesi gereken bir ilaçtır. Östrojen hormonuna çok benzer yapıda bir ilaçtır ve beyindeki hipofiz bezinden, follikül stimule edici hormonun stimüle edilmesine ve dolayısıyla yumurta gelişiminin uyarılmasına neden olur. Tedaviye adetin 3 ile 5'inci günleri arasında başlanır ve 5 gün süreyle günde genellikle 1 ya da 2 tablet alınır. Tedaviye cevap alınmadığı taktirde 5 gün süreyle günde 3 tablete kadar doz arttırılabilinir. Yumurtlama ilacın kesilmesinden 5 ile 12 gün sonra ölçülen progesteron hormonu olup olmadığı bazal vücut ısısı ve adetin 21. Gün ölçülen progesteron hormonu ile kontrol edilmelidir.

Klomifen tedavisi ile hastaların %80 ile %90'ında yumurtlama %40'ında ise gebelik oluşmaktadır. Yalnız yumurtlama problemi olan, diğer tetkikleri normal olan hastalar seçildiğinde, hamilelik oranı daha yüksek olacaktır. Gebeliklerin %6'sı çoğul gebelik (hemen hepsi ikiz) olmaktadır. Düşük ve doğuştan anormal bebek doğurma oranında bu ilacın kullanılmasına bağlı bir artış yoktur. Klomifen genellikle yan etkileri az olan bir ilaçtır. %10 hastada ateş basması görülebilir. Bulantı, karında hassasiyet, başağrısı hafif depresyon, görmede bulanıklık diğer nadir görülen yan etkilerdir. Klomifen tedavisine cevap vermeyen hastalarda human menopozal gonadotropin veya follikül stimüle edici hormon ile yumurtlamanın sağlanması uygun olmaktadır.

Aromataz inhibitörleri

Aromataz inhibitörleri östrojen seviyelerini azaltan ilaçlardır. Letrozole (Femara) ve Anastrozole (Arimidex) yumurtlama tedavisinde başarı ile kullanılmaktadır. Haplar adetin 3,4 veya 5. gününde başlanılarak 5 gün kullanılır. Gebelik oranları klomifen ile elde edilen ile benzerdir.

İnsülin hassaslaştırıcı ilaçlar

Polikistik over sendromlu hastalarda insülin direnci ve hiperinsülinemi sık görülmektedir. Klomifen ile çoğu PKOSlu kadın yumurtlasa da bazıları dirençlidir ve alternatif tedavi gerekmektedir. Bu kadınların büyük bölümünde insülin direnci gözlenmektedir. Dört ile altı ay yalnız başlarına kullanıldığında metformin (Glukofaj) PKOSlu kadınlarda düzenli yumurtlamayı ve adetleri sağlamaktadır. Klomifen ile yumurtlamayan PKOSLu kadınların çoğu metformin ilave edildiğinde cevap vermektedir. Gastrointestinal yan etkiler oldukça sıktır ve bulantı, kusma ve ishal içermektedir. Karaciğer ve böbrek fonksiyonları düzenli kontrol edilmelidir. Rosiglitazone (Avandia) ve pioglitazone (Actos) bu amaçla kullanılmaktadır.

Human Menopozal Gonadotropin: (HMG) kasiçi enjeksiyon yolu ile verilen potent bir yumurlamayı stimüle edici ilaçtır. Bu ilaç normaldehipofizden salgılanan follikül stimüle edici hormon (FSH) ve luteinize edici hormonu (LH) içerir. Yumurtalıkları direkt olarak stimüle ederek bir siklusta birden fazla yumurta gelişmesine neden olur. HMG sıklıkla, oral ovulasyon uyarıcı tedaviye (Klomifen gibi) cevap vermeyen, hastalarda kullanılır. Hipofiz bezi hiç çalışmayan hiç FSH ve LH salgılamayan hastalar da bu ilaçtan fayda görüler. Tüp bebek merkezlerinde birden fazla yumurta elde etmek için yine sıklıkla bu ilaç kullanılmaktadır. Tedaviye genellikle adetin 3 ile 5'inci günleri arasında başlanır. Başlangıç dozu genellikle 1 veya 2 ampuldür ve tedavi 7 ile 12 gün sürebilmektedir.

Tüm tedavi boyunca sık olarak ultrasonografi ile gelişen follikül büyüklüğü ve kan östrojen seviyeleri kontrol edilir. Eğer bu testler yumurtalığın HMG tedavisinde yeterince cevap vermediğini gösteriyorsa doz arttırılabilir. Amaç 1 veya 2 follikülün yeterli büyüklüğe ve kan östrojen seviyelerinin uygun düzeye ulaşmasıdır. Bu noktaya ulaşıldığında yumurtlamayı sağlamak için human korionik gonadotropin (hCG) enjeksiyonu yapılır. Eğer çok fazla sayıda follikül gelişmekteyse aşırı stimulasyonu önlemek için hCG enjeksiyonunun yapılmaması uygun olur. Çok yakın takibe rağmen HMG tedavisiyle %20 oranında çoğul gebelik rapor edilmektedir. Tek bir tedavi siklusunda ortalama %15 gebelik şansı verilirken birkaç tedavi siklusundan sonra hastaların %55'inin gebe kaldığı rapor edilmektedir.

Bu tedavinin muhtemel yan etkileri, göğüslerde hassasiyet, karında şişkinlik ve ağrıdır. En önemli yan etki ya da komplikasyon aşırı stimulasyondur. Bu durumda yumurtalıklarda aşırı büyüme, ağrı, karın ve göğüs boşluğunda sıvı toplanması görülebilir. Bu vakaların ancak %1'inde hastanın hastaneye yatırılması gerekir, çoğunda ise bir hafta içinde istirahat ve cinsel ilişkinin yasaklanması ile bulgular kendiliğinden kaybolur. Daha önce de değinildiği gibi, östrojen seviyelerinin aşırı yüksekliği ve çok fazla sayıda follikül gelişmesi durmunda hCG enjeksiyonu yapılmayarak aşırı stimulasyon önlenebilir. Genel olarak 6 tedavi siklusundan cevap alınamadığı takdirde bu tedavinin kesilmesi önerilmektedir.

FSH:

Saf FSH elde etmek için iki yol vardır: İdrardan elde etmek ve rekombinant DNA teknolojisi. Ekstraksiyon ve ayırma teknikleri ilk başlarda HMGden LH’nın %99’unun alınmasını sağlıyordu. İlk üriner FSH ürünü 1986 yılında piyasaya sunuldu. Sonrasında daha yüksek saflaştırılmış ürünler geliştirildi. Moleküler biyolojide kullanılan araçlar FSH’nın rekombinant DNA teknolojisi ile yapımına olanak sağladı. Bu teknolojide FSH yapımını kontrol eden insan DNAsı hamster hücrelerine yerleştirilmiş ve kültür ortamında büyütüldüğünde saf FSH yapımı gerçekleşmiştir. Bu ürünler LH içermez. Recombinant ilaçlar ciltaltına enjekte edilebilir. HMG gibi FSH yumurtalıkta follikül gelişimini uyarır. İlaç firmaları önceden karıştırılmış kullanıma hazır gonadotropin formulasyonları ile hastaların ilaçları toz ve sıvıları karıştırarak hazırlama konusundaki endişelerini gidermişlerdir. Insülin kullanan kişilerin kullandığı kalemlere benzer enjeksiyon kalemleri güvenli, etkin ve hastalar açısından kullanımı kolaydır.

LH

Rekombinant teknoloji ile üretilen LH ürünü piyasada mevcuttur. RecFSH ile birlikte kullanılabilir. Ciltaltı uygulanır.


Bromokriptin ve Kabergolin

Bazı kadınların hipofiz benzerlerinin fazla prolaktin salgılaması nedeniyle, yumurtlama düzeninde bozulma olmaktadır. Artmış prolaktin seviyeleri FSH ve LH salınımını engeller ve yumurtlamayı durdurur. Bazı kadınlarda hipofizde prolaktin salgılayan hücreler hiperaktif olduğu için prolaktin seviyeleri artmıştır.

Yüksek prolaktin seviyeleri bazı ilaçların kullanılması ile de görülür: ağrı kesiciler, alkol, trankilizanlar, naidren doğum kontrol hapları. Böbrek ve tiroid hastalıkları da prolaktin seviyelerini arttırır.

Hiperprolaktinemi bromokriptin veya kabergolin ilaçları ile tedavi edilir. Bromokriptin olarak Parlodel, kabergolin olarak ise Dostinex piyasada mevcuttur. Bu ilaçlar prolaktin yapımını baskılar ve %90 oranında kan prolaktin seviyesi normale iner. Bromokriptin tablet veya kapsül olarak günde 1-4 adet alınır. Vajinal yoldan da uygulanabilir. Bu ilacın bulantı, kusma, başağrısı ve baş dönmesi gibi yan etkileri vardır. Kabergolin haftada 2 kez bir veya iki tablet olarak alınır. Tedaci edilen kadınların %85’inde başka neden yoksa yumurtlama ve gebelik oluşabilir. Prolaktin seviyeleri normale döndüğünde yumurtlama kusuru olan kadınlara klomifen veya gonadotropin, bromokriptin veya kabergoline ilave olarak verilebilir.

GnRH:

Gonadotropin releasing hormon beyinde hipotalamus adlı merkezden ortalama saatte bir salgılanan bir hormondur. Özel bir pompa sistemiyle (cilt altına ya da damara yerleştirilen) belli aralıklarla kana GnRH verilmesi sağlanabilir. Bu hipofiz bezinden doğal şekline uygun olarak LH ve FSH hormonlarının salınımını sağlar ve yumurtlamayı stimüle eder. Bu tedavi şekli özellikle hipofiz bezi normal fonksiyon gören ama hipotalamusu normal fonksiyon görmeyen hastalarda faydalıdır. 

Gn RH Agonistleri

Gonadotropin salgılayıcı hormon (GnRH) beyinde yapılan ve yumurtalık fonksiyonlarını uyaran bir hormondur. GnRH agonisti bu hormonun folikül gelişimini veya yumurtlamayı uyarmayan sentetik formudur. GnRH agonistlerini kullanmanın birkaç faydalı yanı vardır. Öncelikle kişinin kendi hormon yapımı baskılandığı için yumurtalık stimulasyonunun düzenlenmesini kolaylaştırırlar. İkincisi GnRH agonisti kullanan kadınlar kullanmayanlara göre daha fazla olgun yumurta üretirler. Üçüncüsü GnRH agonisti kullananlarda siklus iptali daha az olur. Kullanımlarına başlamadan önce tüpbebek tedavilerinin %20-50’si erken LH artışına bağlı spontan yumurtlama nedeni ile iptal ediliyordu. GnRH kullanımı ile iptal oranı %5’in altına inmiştir. Dördüncüsü yumurtalık fonksiyonu gerek görüldüğünde uzun bir süre GnRH agonistleri ile baskılanabilir, bu da tedavi şemasında esneklik sağlar.

GnRH agonistlerinin en belirgin dezavantajı yumurta gelişimi için daha fazla ilaç gereksinimi olmasıdır. Bu da tüpbebek tedavi masrafını arttırmaktadır. Bazı hastalarda GnRH agonist dozunda ayarlama gerekir veya GnRH antagonist tedavisine daha iyi yanıt alınabilir.

Etki mekanizması

GnRH agonisti ( Lucrin® veya Synarel®) hipofiz bezini uyararak depolanmış tüm gonadotropinlerin (LH ve FSH – yumurtalık fonksiyonlarını uyaran hormonlar) salınmasını sağlar. Yedi ile on gün içinde GnRH analogları yeni LH ve FSH salınımını baskılarlar. Bu etki kişinin kendi LH ve FSH hormonlarından ve bizim yumurtalıklardaki folikül gelişimi için verdiğimiz enjeksiyonlardaki hormonlardan karışık sinyal almasını engeller. Sonuçta çoğu hasta için senkronize olgun yumurta gelişimidir.

Doz ve takip

En sık kullandığımız GnRH agonist leuprolid asetat’tır (Lucrin®). Lucrin’in aktif olması için enjekte edilmesi gerekir. Tüpbebek tedavisinde ciltaltı yapılan formulasyon kullanılmaktadır.

Lucrin’in en sık kullanılan dozu günlük 0.1 veya 0.2 cc’dir. Adet kanaması dört ile on gün sonra olur. Esas yumurtalık stimulasyonu sırasında Lucrin® dozu yarıya indirilir (örneğin 01cc, 0.05cc’ye iner). Lucrin HCG gününe kadar uygulanır. Bazı hastalar geçmiş öykülerine veya durumlarına bağlı olarak değişik Lucrin dozları veya şemaları kullanırlar.

Tüpbebek tedavisinde kullanılan diğer GnRH analogu nafareli asetat’tır (Synarel® ). Synarel® nazal sprey olarak uygulanır. En sık uygulanan dozu günde iki kez 2 spreydir. Uygulama zamanlaması aynı Lucrin gibidir. Synarel dozu yumurtalık stimulasyonu başladığında yarıya indirilir (örneğin günde iki kez 2 spreyden günde iki kez tek spreye).

Yan etkiler

GnRH agonistlerinin yan etkileri nadirdir. Tedavi sırasında yumurtalık kistleri oluşabilir. Bunlar çoğunlukla kendiliğinden geriler. Bazen kistler bulantı ve ağrıya neden olacak kadar büyüyebilir. Daha nadir olarak yumurtalıklar kendi etraflarında dönerek torsiyone olabilir ve kan dolaşımları bozulabilir. Bu nadir durumlarda cerrahi olarak yumurtalığın alınması gerekebilir. GnRH agonistlerinin diğer yan etkileri başağrısı, hal değişiklikleri, uyku düzeninde bozukluktur. Ateş basması uzun tedavide görülebilir. Allerjik reaksiyonlar nadirdir. Lucrin enjeksiyon yerinde hafif kızarıklık ve rahatsızlık olabilir, Synarel kullanan hastalar burun tıkanıklığı yaşayabilir.

GnRH agonist kullanan kadınlarda 300 gebelik bildirilmiştir. Düşük ve doğum defekt oranları artmamıştır.

GnRH antagonistleri

Yumurta geliştirici ilaçlara olan cevabı arttırıcı ve erken yumurtlamayı önleyici etkisi nedeniyle kullanılan Orgalutron® (ganirelix asetat) ve Cetrotide® (cetrorelix) adında hormon ilaçlarıdır. Hipofizde FSH ve LH hormon seviyelerini baskılayarak etki gösterir.

Yan etkiler

İnsanlarda majör yan etki bildirilmemiştir. Tedavi sırasında ateş basmaları, vajinal kuruluk, ruh halinde değişiklikler, lekelenme ve enjeksiyon bölgesinde lokalize deri reaksiyonları görülebilir. İnsanlarda gebelik sırasında alındığında %4 oranında fetal ölümle sonuçlanır. Daha sık görülen yan etkiler, karın ağrısı, başağrısı, ovaryen hiperstimulasyon sendromu, vajinal kanama ve bulantıdır.

Yumurtlamayı uyaran ilaçlar, çocuğu olmayan tüm kadınlarda fayda sağlayan bir tedavi değildir. Bu ilaçların gerekliliğini anlamak için çeşitli testler yapılmalı, yumurtlama olup olmadığı ve nedenleri araştırılmalıdır. Tanı koyduktan sonra uygun ilacın uygun dozda verilip yumurtlamanın sağlanması zaman alabilir. Bu ilaçları kullanırken hanımlar, ultrasonografi ve çeşitli kan testleri için sık sık hekimlerini ve ya kliniği ziyaret etmeye kendilerini hazırlamalıdırlar. Yumurtlama ilaçlarının kulllanılması ve yumurtlamanın sağlanması zaman para ve enerji isteyen bir yatırım gibidir. Hamilelik oluşana kadar bir çok ay başarısız sonuçlar alınabilir. Fakat birkez başarı sağlandığında, sağlıklı bir bebek sahibi olan çiftlerin bütün sıkıntılarına değmektedir.

Hızlı Ulaşım
Marmara Üniversitesi Eğ.Araş.Hast.Pendik
  • Mail : tevfik.yoldemir@marmara.edu.tr
  • Mail: info@yoldemir.com
Bizi Facebook'da Bulun

Sağlıklı ve Mutlu Günler


    UYARI : Bu sitede yer alan bilgiler, insanları sağlıkları hakkında bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, tıbbı tedavinin mutlak surette bir hekim tarafından yapılması zorunludur.
    Bilgilerin yanlış veya uygunsuz kullanımından doğacak mağduriyetten, konu içeriğini yazan veya düzenleyen kişiler sorumlu değildir. Sitedeki bilgilere dayanılarak teşhis ve tedavi yapmayınız.
    Bu siteyi ziyaret etmek ve/veya siteye üye olmakla bunları kabul etmiş sayılırsınız.