TEKRARLAYAN DÜŞÜK

Düşük gebeliğin 20. haftadan (139 günden) önce sonlanmasıdır. Gebeliklerin düşükle sonlanma ihtimali kesin olarak bilinmemekle birlikte bu ihtimalinn %15-40 arasında olduğu düşünülmektedir. Gebelik ilerledikçe düşükle sonlanma ihtimali azalır.
Yirminci gebelik haftasından önce ve bebeğin ağırlığı 500 grama ulaşmadan gerçekleşen 2 veya daha fazla sayıdaki düşüğe tekrarlayan düşük denir. Tekrar düşük yapma ihtimali ilk düşükten sonra %25, ikinci düşüğü takiben %30 ve üçüncü düşüğü takiben %40'tır.
Düşüğün ilk bulgusu vajinal kanamadır. Bu açık renkli bir kanama olabileceği gibi vajinal salgılarla karışık koyu kahverengi bir kanama da olabilir. Anne adaylarının %70'inde gebeliğin ilk haftalarında lekelenme şeklinde kanamalar görülebilir. Vajinal kanamaya kasık ağrısı ve krampların eşlik etmesi düşüğün en önemli bulgularındandır. Gebeliğin ilk aylarında artan progesteron hormonunun bağırsak ve idrar yolları üzerindeki etkilerine bağlı olarak kasık ağrısı görülebilir. Uzun süren kanama ve kramplar çoğunlukla düşükle sonlanır.

Düşüklerin birçok nedeni vardır. En sık görülen düşük nedeni fetusun gelişimindeki anormalliklerdir. Anne ve baba adayına bağlı problemler ve çevresel faktörler de düşüklere neden olur. Rahimdeki anomaliler, myomlar, yapışıklıklar, rahim ağzı yetmezliği, hormonal nedenler, enfeksiyonlar ve bağışıklık sistemindeki bozukluklar tekrarlayan düşüklere neden olur.

Genetik faktörler düşüklerin en önemli nedenlerinden biridir. Gebeliğin ilk altı haftası içinde gerçekleşen düşüklerin birçoğundan kromozomal anomaliler sorumludur.

Tekrarlayan düşük yapan kadınların %12-15'inde çeşitli rahim anomalileri vardır. Rahimde bulunan septum (bölme), rahim içi yapışıklıklar, çift rahim, myomlar ve rahim ağzı yetmezliği düşüklere yol açar. Rahmin yapısındaki veya iç tabakasında bozukluklar oluşan embryonun tutunmasını veya bebeğin gelişmesini engelleyerek düşüklere neden olur.
Anatomik nedenlerin teşhis edilmesinde vajinal ultrasonografi ve histerosalpingografi (rahim filmi) ilk basamakta yapılması gereken basit ve değerli incelemelerdir.

Rahim Ağzı Yetmezliği; İkinci üç aylık dönemde görülen düşüklerin en önemli nedenlerinden biridir. Serviks (rahim ağzı) bağ dokusu ve kaslardan meydana gelir. Aşerman Sendromu rahim iç duvarlarının karşılıklı yapışması olarak tanımlanabilir. Daha önce yapılan kürtajların rahim içine zarar vermesi sonucu veya geçirilen enfeksiyonlara bağlı olarak rahim içinde yapışıklıklar oluşur. Bu durum adet kanamalarının çok azalmasına veya hiç olmamasına neden olabilir. Bu kadınlar zor gebe kalır ve elde edilen gebeliklerin birçoğu düşükle sonlanır. Aşerman sendromunun tanısı rahim filmi ile konur. Ayrıca yapışıklıkların tanısı ve giderilmesi histeroskopik girişim ile son derece güvenli ve kolaydır.
Myomu olan kadınlarda düşük görülme ihtimali %40 gibi yüksek oranlara ulaşabilir. Endometrial doku (rahim içini döşeyen doku) ve rahmin kanlanmasındaki bozukluklar erken dönemde düşüklere neden olur. Gebelik döneminde artan östrojenin (kadınlık hormonunun) etkisi ile myomlar büyür, rahimdeki yerleşim ve büyüklüklerine göre bebeğin ve plasentanın (bebeğin eşinin) gelişmesini engelleyerek düşüklere yol açar. Myomlar gebeliğin ilerleyen dönemlerinde erken doğuma yol açabilir. Myomların cerrahi ile çıkartılmasından sonra myoma bağlı düşük yapan kadınların %80'i sağlıklı çocuk sahibi olabilir.

Kalıtsal rahim anomalileri; çift rahim, yarım rahim, rahim içinde bölme ve çift gövdeli rahim gibi anomaliler gebeliğin devamını imkansız kılabilir. Bu kalıtsal anomalilerin düzeltilebilmesi için birçok cerrahi yöntem tanımlanmıştır.

Luteal Faz Yetmezliği, progesteron hormonunun yetersizliğine ve düşüklere yol açar. Progesteron rahim içini döşeyen dokunun gebeliğe hazırlanması ve gebeliğin sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi için gereklidir. Korpus luteum gebeliğin ilk 7-10 haftası boyunca plasenta (bebeğin eşi) gelişene dek bebeğin beslenmesini sağlar.

Korpus luteum yetmezliğinin tedavisinde amaç eksik olan progesteronu yeterli düzeye çıkarmaktır. Gebelik oluşmadan progesteron kullanımına başlanması ve gebeliğin 12. haftasına kadar devam edilmesi önerilir. Progesteron vajinal, oral (ağız) veya enjeksiyon yolu ile kullanılabilir.

Polikistik Over Sendromu (PKOS) infertilite ve gebelik kayıplarına yol açan birçok immün problem ile ilişkilidir. Bu sendromda düzensiz ya da adet kanaması olmadan geçen sikluslar, aşırı tüylenme, sivilcelenme, saç dökülmesi ve şişmanlık görülür.

Kilo verilmesi hastalığın tedavisinde önemli bir basamaktır. Polikistik over sendromunun tedavisinde ovulasyonun gerçekleşmesi için hormon preparatları kullanılır. Ayrıca laparoskopik olarak yumurtalıklardaki kistlerin koter veya lazer ile yakılması da önerilir.

PCO tedavisinde en son gelişme metformin olarak adlandırılan ve serbest açlık insülin düzeyini düşüren ilacın kullanılmasıdır. Metformin, yüksek olan insülin ve erkeklik hormonlarının normal düzeye inmesini ve kan basıncının düşmesini sağlar. Metformin kilo verilmesini hızlandırır, kolesterol düzeyinin düşmesini sağlar ve kandaki pıhtılaşmayı engeller. Gebelik döneminde kullanıldığında gelişmekte olan bebeğe zararlı bir etkisi olmayan metformin düşük görülme ihtimalini azaltır.

Tiroid hormonlarının normalden az veya çok üretilmesi üreme sağlığını olumsuz etkiler. Bazı kadınlar kendi tiroid hormonlarına karşı antikorlar üretir. Bu kadınlarda üreme hormonlarına karşı üretilen antikorlar kısırlık ve gebelik kayıplarına yol açar.

Diabet (Şeker Hastalığı); Kan şekerinin kontrol altında olmadığı anne adaylarında gebeliğin düşük ile sonlanma ihtimali artar. Şeker hastalığı olan kadınların gebelikten 2 ay öncesinden itibaren kan şekerinin kontrol altına alınarak insülin dozunun ayarlanması gerekir.

Cinsel temas yoluyla veya bozuk hijyenik koşullardan dolayı bulaşan birçok enfeksiyon düşük ve infertilite (kısırlık) nedeni olabilir. Düşüğe neden olabileceği düşünülen belli başlı enfeksiyonlar sifiliz (frengi), mikoplazma ve üreoplazma enfeksiyonları, klamidya enfeksiyonları, listeria enfeksiyonu, malarya, toksoplazmozis, herpes simpleks virüs enfeksiyonlarıdır.

Rubella (Kızamıkçık) enfeksiyonu, sitomegalo virüs (CMV) enfeksiyonu, Parvo virüs B19 enfeksiyonu; varisella zoster (Suçiçeği) enfeksiyonu da düşüğe neden olabilir.

Hızlı Ulaşım
Marmara Üniversitesi Eğ.Araş.Hast.Pendik
  • Mail : tevfik.yoldemir@marmara.edu.tr
  • Mail: info@yoldemir.com
Bizi Facebook'da Bulun

Sağlıklı ve Mutlu Günler


    UYARI : Bu sitede yer alan bilgiler, insanları sağlıkları hakkında bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış olup, tıbbı tedavinin mutlak surette bir hekim tarafından yapılması zorunludur.
    Bilgilerin yanlış veya uygunsuz kullanımından doğacak mağduriyetten, konu içeriğini yazan veya düzenleyen kişiler sorumlu değildir. Sitedeki bilgilere dayanılarak teşhis ve tedavi yapmayınız.
    Bu siteyi ziyaret etmek ve/veya siteye üye olmakla bunları kabul etmiş sayılırsınız.